Insomnia ve sevgili sanrı

Tavsiye Et Yazdır 386 izlenim
Insomnia ve sevgili sanrı

“Siyah, dalgalı ve göğe doğru kabaran dumanların etrafında cehennemi çığlıklarla zafer turları attıklarını düşün.”
Sevgili Sanrı

SEVGİLİ SANRI : Kargaların yapacağı en iyi şey, örgütlenip korkulukları yakmaktır. Dinle, varsayıyorum: Siyah, dalgalı ve göğe doğru kabaran dumanların etrafında cehennemi çığlıklarla zafer turları attıklarını düşün. Bu muhakkak tarla sahibinin başa çıkamayacağı bir kabustur. (bağırarak) Bunu bir düşünsene, kargalar korkulukların farkına varıyor! İnsanoğlunun kendileri için yarattığı bu korku imajını deliyorlar ve korkulukları sabote ediyorlar. Sen şimdi kargalar ekin oldukça doyuyor, ya ekinler de tutuşursa diye soracaksın. (dudaklarını büküp alaycı bir ifadeyle) Bunu mutlaka soracaksın, çünkü kendini zeki sanıyorsun. Bunu mutlaka soracaksın çünkü şehrin dışında kocaman bir çöplük olduğunu bilmiyorsun. Oysa dünyanın sen hariç bütün geri kalanı bilir ki, kargalar iyi birer tüccar değildirler. Doğallıkla, onların alabileceği maksimum risk budur. Basiretleri sadece bu ilkel (duraksar, ve öncekinden daha güçlü bir ses tonuyla devam eder) ve evet bu heyecan verici öç eylemine yeter. Hem ayrıca, ben sana kargaların ekinin peşinde olduklarına dair hiçbir şey söylemedim. Kargalar yüzyıllardır bir türlü eksiksiz ve korkusuzca dolduramadıkları kursaklarının intikamını alıyorlar, hepsi bu. (bir müddet düşünür) Tıpkı şunun gibi: Büyük bir orduyla karşı karşıya geliyorsun. İlkin ürküyorsun, sonra cesaretini toplayıp bu büyük orduyla yüzleşmeye karar veriyorsun ve ordunun yanına gelince o kocaman ordunun binlerce heykelden oluşan cansız bir küme olduğunu şaşkınlıkla anlıyorsun. Hayır, burada bir Ku Klux Klan durumu yok. Yalan, ortaya çıkarsa tutuşur. Yanıcı madde, hepsi bu.

Ben gecelerdir bunu görüyorum ve sen uykunda bir karganın kahkaha atmasının ne denli ürkütücü olduğunun farkında değilsin.

INSOMNIA : Sana uykudan bahsetmemi ister misin?

SEVGİLİ SANRI : Uyku hakkında ‘uyku’ kelimesinden başka söyleyecek hiçbir şeyinin olmadığını ikimiz de biliyoruz.

INSOMNIA : (yarasına basılmıştır) (öfkeli) Senin söylediğin her haltın kocaman birer palavra olduğunu da…

SEVGİLİ SANRI : (yumuşar) Kesinlikle. Ama bunun eğlenceli bir tarafı var. Gülünç bir tarafı. Sözgelimi, ateşin bir galon su rüşvet almaktan sabıkası bulunduğunu duyduğumda kasıklarımı tuta tuta gülmüştüm. Kurgulasana!

INSOMNIA : Bana bu acıklı bir hikayeymiş gibi geliyor.

SEVGİLİ SANRI : Gülünç olan da bu ya?

INSOMNIA : (şaşırarak) Nasıl?

“Oysa dünyanın bütün çocuklarına mutluluk nedir diye sorsan, hepsi palyaço der.”
Sevgili Sanrı

SEVGİLİ SANRI : Palyaço Etkisi. Sen mutlu bir palyaço gördün mü hiç? Çocukkenkileri saymıyorum. Büyükkenki palyaçolardan mutlu olanı gördün mü hiç? Oysa dünyanın bütün çocuklarına mutluluk nedir diye sorsan, hepsi palyaço der. Dinle, bir şeyi şey haline getiren şeylere sonsuz inanıyorsun. Hatta ciddileşiyorsun da. Neden sonra o zihninde kalıplaştırdığın şey imgesinin aslında yeş olduğunu anlıyorsun. Nasıl olur da bu kadar aptal olabilirim diye geçiriyorsun içinden. Bu yüzden akşamları odasına kapanıp hıçkıran palyaço benim için, sirkteki halinden daha gülünçtür.

INSOMNIA : Manitu’nun çayırları gördüğünde, bu toprak neden yeşil demesi gibi mi?

SEVGİLİ SANRI : (alaycı) Kendini zeki sanıyorsun!

KORO :
hep bir ben timsahım
dişimde ceylan kırıntıları
ben bir timsahım hep
gözümde kan buharı
bir timsahım hep ben
derimde bir çift panayır
timsahım hep bir ben
ayağım kırılıyor, gülüyorum

SEVGİLİ SANRI : (kısa bir sessizlik) Güneşle ilişiği kesilen bir ağaç düşün. Genç bir ağaç. Sence bunun genç ağaç için anlamı nedir?

INSOMNIA : Ceza? Müebbet bir ceza.

SEVGİLİ SANRI : Yaklaşık olarak. Ancak ağaç zaten kendisine biçilen bir toprak parçasını, birkaç metrekarelik bir alanı yaşamaz mı? Ortalama bir mantıkla herhangi bir baltayla, hızarla, testereyle müşerref olmadıkça…

INSOMNIA : (heyecanla sözünü keser) Bu müebbedin idama evrilmesi olmaz mı?

SEVGİLİ SANRI : Evet. Evet. (devam eder) Müşerref olmadıkça ağaç zaten toprağa bağımlıdır. Ağaç yaşamak için toprakla olan ilişkisini müebbet tutmalıdır. Orayı terk etmemelidir. O alan ağacın yaşamsal mevzisidir, vatanıdır. Anlatmak istediğim bu değil. Güneşle ilişiği kesilen genç bir ağaç düşün.

INSOMNIA : Pekala. Oyuncağı elinden alınan bir çocuk gibidir.

SEVGİLİ SANRI: Ajitasyon!

INSOMNIA : Denizin gözlerini balığa yummasıdır.

Palyaço Etkisi
Palyaço Etkisi
SEVGİLİ SANRI : (sıkıntıyla içini çeker) Değil. Bu genç ağacın içine sokulan bir kurttur. Çalışkan bir kurt. Dışarıdan bakan hiç kimse, hiçbir ağaç bu kurdu göremez, anlayamaz. İlkin ağaç da bu kurdun farkında değildir. Yavaşça ve sistematik olarak damarlarını kurutan bu kurdun farkına varınca da kimseye kurdu açıklayamaz. Yaprakları hala gür ve yeşildir çünkü. Hala yemiş veriyordur, hafif ekşimtrak olsa da. Kuşlar akşam yemeklerini dallarında yemeye devam ediyordur. Neden sonra bir gün çocuğun biri, “Bu ağacın niye gölgesi yok?” diye sorar. Büyü bozulur ve genç ağaç gürültüyle toprağa kapaklanır. Bunun adı Palyaço Etkisi’dir. Çünkü palyaço güldürü erbabıdır ve palyaço güldürdükçe diğer bütün insanlar için herhangi bir sorun yoktur. Bir gün herhangi bir gazetenin üçüncü sayfasında kaldırımla bütünleştiğini okuduğumuzda, “Palyaço Öldü” deriz, o kadar.

INSOMNIA : Tekrar söylüyorum: Bu bana acıklı bir hikayeymiş gibi geliyor.

SEVGİLİ SANRI : Bak, herkesi güldüren palyaçonun kendisi ağlıyor. Herkes için aşk şiiri yazan Sappho, kendisi için ayrılık şiiri yazıyor. Şey yeş’e dönüyor.

INSOMNIA : Geçimini kalemle kazanan bir yazarın, var olan tek gömleğine kaleminde mürekkep akmasına bıyık altından gülmesi gibi. Ama ben burada hala gülünç bir şey görmüyorum.

SEVGİLİ SANRI : (gülümseyerek) Uykun mu geldi senin?

INSOMNIA : (gözlerini ovuşturur) Bak bu gülünç olur işte!

SEVGİLİ SANRI : Ne demezsin. (şefkatli) Hadi senin için çay demleyeyim.

KORO :
ben bir baharım aslında
kırlangıçlar yüzüme döküldü
aslında ben bir baharım
koptu gelincik damarlarım
bir ben baharım aslında
asfaltta kralın ayak izleri
baharım aslında bir ben
alıngan bir merdivenim göğe doğru.

Yazar Hakkında

Hüseyin Cahid Doğan

Hüseyin Cahid Doğan

1980 İzmit doğumlu. İşletme Fakültesi mezunu. Ürünleri; Martı, Genç Adım, Mefkure, Vivo, Toplumsal Asabiyet, Kavsıkuzeh, Renkli Dergi, Ardıç, Serseri, Etika gibi dergilerde yayımlandı. Kocaeli Üniversite'sinde çalışıyor. Elif Bilge ile evli.

Yorum Ekleyin

Yorumlar Gravatar desteklidir. Gravatar kullanın.

Kullanılabilir XHTML parametreleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>