İğde ağacı için güzelleme
321 izlenim
Her ağacın bir şiiri var
Bir yüreği bunu rüzgârlara söyleyen.
Kokusu, baygın kokusu gelir burnuma
Mayısta açan iğde çiçeklerinin.
Mayıstan hazirana
Hoş salkımlarıyla “dalları yerdedir”
Göle saçlarını çözen kadın gibi.
Yaprakları gümüşi beyaz
Meyvesi sarı güzelleme, oyy!
Anadolu bozkırlarında
Eleagnus
Kaşgar’da İperhan.
Dallarının adı kırılgana çıkmış
Baygın kokusu kötüye.
Çiçek açtığı zamanlar işten değilmiş
Kızlar, oğlanlar, bir de ıhlamurlar için delirmek
Cümle fısıltıyla, cümle işveyle.
Ne söğüt gölgesi düşleri
Ne de kavak ağaçının pamukçukları
İlle iğde kokusu,
İlle iğde kokulu sevgili,
İğde kokulu günlerdi çocukluğum ille.





Ben haddimi bilirim. Kendimi bildiğim gibi… Bir dergide okumuştum, “Biz çiçek, böcek edebiyatı yapmıyoruz.” diyorlardı. Ne demek istediklerini hala anlayabilmiş değilim. Ben bunları niye yazdımki şimdi. Ne yani lettrizmden falan mı bahsetseydim? Bir kaç referans falan verseydim daha mı iyi olurdu. Toparlayalım: İsmail hocam bu şiirinde iğde ağacına bir ayna tutmuş. Şimdi İsmail hocamla iğde ağacının altında çay içmek vardı;bir de bu şiiri okumak.
Eyvallah Yunus hocam! Bir gün dileğiniz neden hakikat olmasın.
Görüşmek dileğiyle inş.