Hüzün ve ironi neşideleri II

Yazan: Hüseyin Cahid Doğan Tarih: Mayıs - 12 - 2008

erguvan yağdı ve taştı gökyüzü
sabırla
evinde örümcek
misafir bekler
mevsim artığı sinekleri

uzun yağmurlar biliyorum ben
çiçeklerin yapraklarını titreten
güz askerleri

erguvan yağdı ve çözüldü ırmak
gözlerinden öper
bir dirhem bir çekirdek
bayram sabahı
boğazlanan boğaları

çocuklar biliyorum ben
naylon bebeklerinin gözleri üşüyen
yanmadıkça sobaları

erguvan yağdı ve kanadı toprak
karınca alkışıyla
pohpohlanan son yazda
tırpanın asi demiri
doğradıkça
çayırları

karlar bilirim ey
yapışıp kentin yakasına
rengi kadar masum olmayan

ve burada
bir güzel
susalım artık

Yazar hakkında

Hüseyin Cahid Doğan

Hüseyin Cahid Doğan

1980 İzmit doğumlu. İşletme Fakültesi mezunu. Ürünleri; Martı, Genç Adım, Mefkure, Vivo, Toplumsal Asabiyet, Kavsıkuzeh, Renkli Dergi, Ardıç, Serseri, Etika gibi dergilerde yayımlandı. Kocaeli Üniversite'sinde çalışıyor. Elif Bilge ile evli. | Yorumları

1 Yorum

  1. adnan demiş ki,

    Evet “bir güzel/susalım artık” çünkü “karlar bilirim ey/yapışıp kentin yakasına/rengi kadar masum olmayan” bir durum sözkonusudur ve Konuşmanın bir anlamı kalmamıştır. Sırf bu yüzden dilimizde gördüğünüz prangalara şaşmasın kimse. Yüreğine sağlık hocam…

    Yazı Tarihi Mayıs 12, 2008 at 9:36 am

Yorum ekle