erguvan yağdı ve taştı gökyüzü
sabırla
evinde örümcek
misafir bekler
mevsim artığı sinekleri
uzun yağmurlar biliyorum ben
çiçeklerin yapraklarını titreten
güz askerleri
erguvan yağdı ve çözüldü ırmak
gözlerinden öper
bir dirhem bir çekirdek
bayram sabahı
boğazlanan boğaları
çocuklar biliyorum ben
naylon bebeklerinin gözleri üşüyen
yanmadıkça sobaları
erguvan yağdı ve kanadı toprak
karınca alkışıyla
pohpohlanan son yazda
tırpanın asi demiri
doğradıkça
çayırları
karlar bilirim ey
yapışıp kentin yakasına
rengi kadar masum olmayan
ve burada
bir güzel
susalım artık



1 Yorum
Evet “bir güzel/susalım artık” çünkü “karlar bilirim ey/yapışıp kentin yakasına/rengi kadar masum olmayan” bir durum sözkonusudur ve Konuşmanın bir anlamı kalmamıştır. Sırf bu yüzden dilimizde gördüğünüz prangalara şaşmasın kimse. Yüreğine sağlık hocam…
Yazı Tarihi Mayıs 12, 2008 at 9:36 am
Yorum ekle