By Övgü Kafadar on 09 Ağustos 2010
-İyi misin? -… -Ali, duyuyor musun beni? -… Duymuyordu. Birden ne olduysa olmuştu. Hep birdenbire olurdu. Yağmurun inmesi, şimşeğin çakması, yerin oynaması, denizin taşması gibi. Postaneden çıktıktan sonra kaleye doğru giden yola döndüler. Aklında her zaman yapılacak işlerin listesi olurdu. Ama hiçbir zaman yanındakini duymayacak denli dalmazdı. Nefesi duraklamazdı ve sonradan soğukça terlemezdi. Suyun altında [...]
Kategori: Hikâye |
By Övgü Kafadar on 12 Temmuz 2010
Sırt çantama attığım Amin Maalouf kitabı ve not defterimle birlikte Kanlıca vapuruna binmiştim. Yazları ikindi sularında yapılan yolculuklarda, hem sıcaktan bunalmadığım hem de deniz yolculuğu olacağı için etrafa biraz daha merak salmıştım. Yasemin’le kitap
Kategori: Hikâye | Anahtar: antika, dalga, Kanlıca, vapur |
By [ Cahid Efgan Akgül ] on 06 Temmuz 2010
Yeryüzünü ezmeden yürümeye çalışıyordum. İçimdeki melankoli, kâğıda düşen bir damla mürekkep gibi, az biraz dağılıp, sonra durduğu yerde derinleşiyordu. Ne zaman büyüdüğümün farkına varsam, çocukluğumun anıları, kuru bir ekmeğe toplaşan kuşlar gibi başıma üşüşüp, gagasıyla didik didik ediveriyordu kalbimi.
Kategori: Hikâye |
By Arzu Ayan on 15 Haziran 2010
Trakya da geçen çocukluk anılarım hala yedeğimde, akşamüstleri gittiğimiz o parkta sallandığım salıncak hızla gökyüzüne dönerken yüzünü duyduğum özgürlüğü bir kez daha hissetmedim, sevdiğime varamadım, kimseye derdimi anlatamadım, bir çocuk için söylenenler
Kategori: Hikâye | Anahtar: Baba, Mazi, Yara |
By Mustafa Oral on 02 Haziran 2010
Anneannem üvey. Annem beş yaşında iken annesini kaybetmiş. Dedem de onlara “cici anne” olarak onu getirmiş. Annem zaman zaman öz babasından şikâyet etse de, üvey annesinden hiç şikâyet etmez. Ona karşı akıl almaz bir sevgisi ve sadakati var. Onu hiç üvey
Kategori: Hikâye | Anahtar: Aşk, namaz, Ölüm, selanik |
By Mustafa Oral on 11 Mayıs 2010
Sanki gece ilk defa bu kadar sessiz, bu kadar başka, bu kadar aydınlık, bu kadar gökkuşağı gibi renkli.
Sustu, sustu; susarken içinde bir ses birikti.
Ses bir süre sonra yüzünde kendini ele verdi.
Yüzünün kıvrımları çözülerek gökkuşağı rengini
Kategori: Hikâye | Anahtar: Zeynep |
By Mustafa Oral on 02 Nisan 2010
On yıldır Anadolu’nun bu küçücük köyünde salt bir görev uğruna geçen ömrümü, tandır ateşine baka baka yetimane soluklar alarak gözümün önünden geçiriyorum. Bu durumun kalbimde çok nostaljik bir filmi defalarca seyretmek gibi bir tat bırakmasını ne çok isterdim.
Kategori: Hikâye | Anahtar: Çocuk, Hüzün, ilahi, İstanbul, Kalp |
By Mustafa Oral on 24 Mart 2010
Ruhu dalıp dalıp gidiyordu. Aklı başını alıp alıp gidiyordu. Edremitli Ruki’yi düşündü. O böyle birisi değildi. O böyle gecelerin tadını sonuna kadar çıkarır; bir süre sonra da kendini kaybederek bir köşede sızar kalırdı. Ruki Evranos gibi bağımsızlığını kaybetmiş bir kalbe sahip
Kategori: Hikâye | Anahtar: Aşk, Çay, Dünya, Kadın, Kalp, Leyla, üstad |
By Mustafa Oral on 15 Mart 2010
Barla için her okun bambaşka bir anlamı vardı. Her ok onda bambaşka bir ağaç, bambaşka bir dal, bambaşka bir insan, bambaşka bir duygu demekti. Her ok kâh ısıtan bir satır, kâh ışıtan bir mısra idi. Kâh üzerinde göklerin yükseldiği bir sütun, kâh altında
Kategori: Hikâye | Anahtar: Ağaç, Barla, bayram yüksel, Bediüzzaman, gelincik dağı, hafız ali, Risale, Sezai Karakoç |
By Mustafa Oral on 03 Mart 2010
Mustafa uyandı. Üstündeki çulu attı. Aşk göğüsleri yeni tomurcuklanmış kadınların göz izleri gibi ağaçta tomurcuk açtı. Tomurcuğun, eşyanın en yoğun hali olduğunu fark etti. Sabrına hakim olamadı. Hızla giden trenin vagonunun penceresinden elini uzatarak çiçekler
Kategori: Hikâye | Anahtar: Ağaç, Aşk, At, Barla, Cahit Zarifoğlu, Mustafa, Nal |
Son Yorumlar