Bir. Su gibi aziz olasın dedem
Ve mevsimlerin arasından geldi
Babam. Su çekti kuyudan. Suyun yüzünden dünyanın kirini
pasını temizledi. Sonra kocca bir kainatı bağışlar
gibi
sundu oğulceğizine.
Oğlu kana kana içerken suyu, güneşin harareti bile soğuyor,
babanın suya hasreti artıyordu:
“Çeeek çeek çek,
Ooooh!
Nur ol!”
Evlat işte, ateş gibi yakıp deler bağrı,
Su gibi yatıştırıp soğutur ciğeri.
Ve baba böyle böyle kaybolur
kaybolunca oğlunda.

Zarifçe ve Dergibi editörü. Öğretmen. Merdivenşiir, Zinhar, Cogito, Gece Yazısı, Adı Yok, ğ gibi dergilerde yazdı.



Kısacık öykünüz bana Yakup Peygamber’in Yusuf Peygamber’e olan tutkusunu hatırlattı.
“Evlat işte, ateş gibi yakıp deler bağrı,
Su gibi yatıştırıp soğutur ciğeri.
Ve baba böyle böyle kaybolur
kaybolunca oğlunda.” Demek ki bir oğul baba deyince böyle dermiş ya da baba böyle denirmiş. Saygıyla abi…