Hayır! Bu tepedeki sensin. Ölme çiçeği*
80 izlenim
git! sabaha ezan sokulan ellerinle meneviş
toprağı kuşanan damarlarınla…
iyi! bu boğumda düğümlenen şavkınla hicran
tepelerden inerek gök getiren
getiren, göğe uzak çocuklara ‘şeker’ getiren…
git! denize hançer sokulan bakışlarınla şule
suyu matlayan ışıltısıyla…
iyi! bu kirli yağmurda boğulan ellerinle
tepelere çıkarak gök taşıyan
taşıyan, göğe uzak çocuklara ölüm taşıyan…
.
iyi, git!
iyi git…
ne desem?
ne deseler?
bir sızıyı göverten sıcaklığını sonra sonra
ne demesem?
ne demeseler?
bir ültimatomu reddeden sıcaklığını ağzın sonra
sonra, sorma…
git, iyi!
iyi, git!
“çünkü öylesine kesindi ölümü.”**
*: Elif Bilge Doğan
**: Cahit Zarifoğlu





Herhangi bir zamanın herhangi bir müntehiresine düşülmüş epigraf. Sonra bize “intihar fetişisti” filan derler. Söylesen kaybolacak sözlerin var.
“Çünkü öylesine kesindi ölümü” dizesi Abdurrahman Cahid Zarifoğlu’na ait. İşaret Çocukları’ndan. Dizenin öncülü,
“Babam upuzun yatandı kumda
Ölü ve uzaması birden suran saçlarıyla.”
Aslında insan öldükten bir müddet sonraya kadar saçları uzamaya devam eder, şu halde burada maddi bir hata var. Hep merak ederim, şiir bunları affeder mi diye.
Daha vahimi, Peltek Vaiz adlı kitabında İ. Tenekeci,
“uyuruz
ve uykudur tanrının en hayırlı evladı”
diyor. El Hak, Tanrının bir oğlu yoktur. Bunu bir dostuma sorduğumda şöyle dediydi:
“Valla şiir affeder mi bilmiyorum ama Allah affetmez.”