(
İsli kalıntılar gibi kaldım buralarda
Soğuyan bir bedenin hızla hazlaşma duygusu
ve şarkılarla şakrak ilerleyen mavi bir tutku
Tutuklanan kanım
Ben apraş renkleri severim
ellerinin beyazı karışmıştır çünkü kanındaki beyaza
Bilirsin kızınca alıp başımı giderim
Severim bin türlü her çeşidini bilirim sevmelerin
Nasıl bir acımasızlık binmişti göğsüme
Kapımda turlayan günlere
ve uğuldayan güllere
bıraktım karanlık bir sessizliği
Beni anlamak için göğsümü yarmana gerek yok
yeşil denizlerin güzel kızı
Sesimi ben dağ doruklarıyla yoğurdum çünkü
Ve sürüp gitti ünüm izbe odalarda
karanlıklarda
Hala nasıl bir nefessizliktir
beni güneye çeken çenesiyle
Bir lâleyi görünce toprakta böyle sereserpe
nasıl ayıp şeyler geliyor aklıma bilsen
Orhan Veli olup çıkıyorum yatağımdan
ama ben meseleye böyle bayağı bakmıyorum
sevgilim çünkü bütün hücrelerinleyim
sana çoğalıyorum
)
Güllâle
geldin ve kenti ikiye böldün.



3 Yorum
Bu şiir bir harika Cahid. Cömert ağzına sağlık senin…
Yazı Tarihi Şubat 13, 2006 at 5:46 am
Ben kendini ele vermeyen şiirleri severim.Keşke bu şiir dör kıta olarak kalsaydı. keşe büyü bozulmasaydı.Hrika bir lezzet yakalamışlsın ama sonuda kazanın dibini yakmışsın… Ama ben yemeğin üstünü tattım.Harika olmuş…
Yazı Tarihi Şubat 14, 2006 at 5:47 am
Şiirler çok anlamlar yükler duygulara…Özü duygulardan gelir çünkü…
Böyle güzel bir sitenin içinde, böyle anlamlı bir şiirin olması gerçekten hem mutlu etti,hem de duygulandırdı beni:)
Hem site için hem şiir için tebrik ediyorum seni…
Yazı Tarihi Şubat 15, 2006 at 5:47 am