Hikâyat-ı kırk kanaat
Üç. Görülmüştür; ANNE mektubudur
Rab Cemalini gösterdi. Ve hayat başladı ANNE’yle. Başka değil, illa şefkatindendir ANNE’nin: _Sarıldı, sarmalandı; serpildi, yükseldi; başı göklerdedir çocuğun. Ve hiç emzirilmemiştir abdestsiz çocuk. Âlim olacaktır, görülmüştür; hamur yemektedir aşinası. Ve sevgiyle karılmıştır çocuğun mayası. Sevgi hayat boyu baş tacı edilir, çünkü ANNE’ye de aynı yoldan gidilir. Gözler pencereye dikilir, yollara hasret dokunur. Dillerdeki naz, kavuşmak niyazındandır. Yazılmıştır; ANNE dilinden babanın oğluna mektubudur:
“Müşfik olur ANNEler kıyamaz evladına
Çok uzaklarda olsa bile cevap verir feryadına
Bakma sen ANNE’nin nazına
Evladı için âh eder devam eder niyazına
Gözlerinin nuru, gönlünün süruru evladıdır ANNE’nin
Evladı üzülse cennet gelmez yâdına
İster ki sefalar gelsin, sürur gelsin evladına.”
Zarifçe ve Dergibi editörü. Öğretmen. Merdivenşiir, Zinhar, Cogito, Gece Yazısı, Adı Yok, ğ gibi dergilerde yazdı.



her zamanki gibi konsantre bir dil kullanmış Ali abimiz. Dilin en temiz, saf hali. Hiçbir fazlalık yok, eksiklik de. şüphesiz Allah korkusuyla mükemmel demekten imtina ederiz. ama mükemmeli arayanı da severiz. aramayı da severiz. bulmak isteriz güzeli. aramak, bulmaktan daha haz verir bize. o yüzden bulmaktan kastımız aramaktır. affola.
hocam ellerinize sağlık .
en çok şu cümleyi sevdim: “Sevgi hayat boyu baş tacı edilir, çünkü ANNE’ye de aynı yoldan gidilir.” çok güzel…