Gidişindi sonbahar
351 izlenim
Ne söylesem ki
Üzgünüm işte…
Her sonbahar ayakları üşürmüş
Ölülerin de…
Bir çocuk düşüne,
Yahut cennetin solmayan
Bahçelerine
Kedersiz yağmurlar iner
Bu mevsimde
Ne söylesem ki
Özledim işte…
Şimdi ben, sonbaharda ıslanan
Sen, cennetin yağmurlarını içen
Adamsın.
Ne söylesem ki
Bildiğin gibiyim işte…





“Ve ahzanım,
Ruh sana yalınkılıç perişandır şimdi”
Muazzam bir söyleyiş kotarmışsınız Usta, ne söylesem, ya kıyama gel; ya kabire…
aşk olsun Yunus Hocam,
bildiğimiz gibi yine yalın, duyarlı ve naif bir söyleyişle
hoş geldiniz…
kendime usta bellediğim dostum HCD ve ağabeyim Mecaz beni her daim bu sayfalarda yüreklendirmişlerdir. İltifatlarına layık olmak dileğiyle…
“ne söylesek ki…
üzgünüz işte…
bildiğin gibi… hep biçare…”
kaleminize ve yüreğinize bereket kıymetli Yunus Nadir…
kıymetli Yunus Nadir, sanıyorum (malumunuz ‘insan oluş’ öyle bir binek ki engin’den kopan ruhlarımızı sanılardan ötesine götüremiyor) ki; kuru bir ağaç dibinde uyuklayan biz divanelerin yegane açılımı belli belirsiz gördüğü düşleri … ki onlar şiir kadar, ritim kadar, bir çocuğun elleri kadar uzağında şimdi’nin …
Eyvallah Fikriye Hanım “hayat dediğimiz şey, kuru bir ağaç dibinde uyuklamak gibi bir şey işte
“
merhaba…sonbahar şiirleri araştırırken rastladım şiirinize..Ben de şiirden anlıyorsam, ki anlarım, hafif kıskançlıkla beraber tebriklerimi sunarım.
Sayın Semazen
Nevazişten ötürü hürmetlerimi arz ederim. Selam ve dua ile…