Erik ağacım

Yazan: Ayşe Cevahir Tarih: Temmuz - 13 - 2005

En çok karanlık kış günleri korktum
Bir daha göremem diye ilkbaharı
Erik ağaçlarının bembeyaz çiçeklerini
Ya göremezsem..!
Kışın da ölünmez ki..!
Kar yağarken ölmek kötü demek değil aslında
Sadece baharı görmeden ölmek
Göremeden gitmek feci
Hileli bir şey hatta
Oyun tekrarlanmalı olmazsa
İlkbahar en yaşanası mevsimlerin
İlkbahar en yaşayanı mevsimlerin
İlla erik ağaçlarıyla başlamalı
Nefis kokulu tomurcukları olmalı
Yoksa gelmez ki bahar
Gelemez ki..
Dönemeçte kalakalır
Çocukken erik ağacımız vardı
Koskocaman!
Geniş,ana şefkati kollara sahip
Bir şeyden kaçacak olsam
Kendimi aşina kollarına atardım
Yaprakları saklardı beni
Sırrımı vermezdi
Bizim dilek ağacımız yoktu
Dallarına rengarenk bezlerin bağlandığı
Bilmezdik böyle şeyleri
Ama dileklerimiz vardı
Ağacımız bilirdi
Dallarında asılı kaldı her biri
Erik ağacımız yaşlandı biz büyüdükçe
Önce erik vermez oldu
Sonra kolları kurudu kırıldı
Biz vefasız çıktık
Yattığımız kollarının kırılmasına ses etmedik
Yanında bile değildik

Yazar hakkında

Ayşe Cevahir

Ayşe Cevahir

Trabzon doğumlu. Kimyager ama mesleğini hiç yapamamış.. Ürünleri Yedi İklim, parşömen, eylül öyküde yayımlandı. Bir gün romanı olsun istiyor..evli ve bir çocuk annesi... | Yorumları

3 Yorum

  1. Hüseyin Cahid Doğan demiş ki,

    Ve ilkyazlar erken bitince,
    yerine konulamıyor gayrı üç mevsim
    tadılmamış,
    ekşi eriklerin…

    Yazı Tarihi Temmuz 13, 2005 at 7:22 am

  2. Cahid Efgan Akgül demiş ki,

    berk ekşi erikler.. ilkbahardan terk bir kalbin hazin öyküsü kavlanıyor ben açılmış öykülerini duyunca ekşiberk eriklerin. kırmızının içine depolanmış bir kanöyküsü. sarıda hazır, yeşilde geçmeye heveskar bir bestenin en hışırtılı notasında. minör bir yüreğe saplanmış majör bir acı..

    ekşiberkerik..

    yüreğinize kuvvet

    Yazı Tarihi Temmuz 13, 2005 at 7:23 am

  3. İsmail Karakurt demiş ki,

    eyvallah…
    bu sıcak yaz gününde, bana o şiiri yazdıran elma ağacını gördüm. keşke görmeseydim! bakımsızlıktan ve susuzluktan çocukluğumun ağacı artık hep kurumuş. kuru kök ve dallarıyla hiç söyleşemedim ki.
    ama o elma ağacı, -bütün üzgünlüğüme rağmen- bende hep yaşayacak…
    çocukların dallarnı-budaklarını kırdıkları can eriğinden ise hiç bahsetmeyeceğim.
    ah pembe çiçeklerini bir öpemeyeceğim elma ağacım!..

    Yazı Tarihi Temmuz 14, 2005 at 7:23 am

Yorum ekle