September 8, 2008, 21:00

Donnie Darko ve çağrışımları

Salı, Temmuz 15, 2008, 7:34
Dizin: Sinema | 2 Yorum | 173 okuma

Donnie Dorko kült olmayı başarmış, ezber bozan filmler listesinde ilk başlarda yer alması gereken bir modern zaman filmidir. Film Amerikan toplumuna ve meta kültürüne derin bir tepki içermektedir. Genç yönetmen Richard Kelly’nin ilk filmi olma özelliğini taşıyan film üzerine çok konuşulmuş kompleks bir senaryoya sahiptir. Ayrıca, Drew Barrymore hem oyuncu hem de excecutive producer olarak filmde yer almıştır. Filmin ana karakteri: 16 yaşındaki Donnie Darko sorunlu bir ergenlik geçiren, Amerika’nın 80′lerle özdeşleşmiş banliyösünde (Middlesex) yaşayan tipik bir ailenin, psikiyatri tedavisi gören oğludur. Film’de geçen olayları sırayla anlatmak saçmalık ve izlemeyenler için büyük bir haksızlık olur. O yüzden filmin senaryosuna girmeyeceğim. Fakat filmin felsefesi ve bendeki çağrışımlarından bahsedip izleyenleri üzerinde düşünmeye, izlemeyenlere de izlemeleri için bir fikir sunmak istiyorum. Film’in bence en güzel yönü tepkisel bir içeriği sahip olmasıdır. Empresyonist bir filmden ziyade belki sürrealist, belki Dadaist(tepkiselliği bakımından) bir film denilebilir. Film Amerikan yaşam tarzını eleştiren diğer filmler gibi (mesala:ice storm) aile merkezli bir eleştiri geliştirmiştir. Bu aile içerisinde toplumu temsil eden yaş grupları(ebeveynler, gençler, çocuklar vb.) içermesine bağlanabilir. (Bu nokta “Little Miss Sunshine” harikadır.) Ama Donnie dorko çok başka alanlara girip sadece sosyal içerikten sıyrılıp daha ontolojik bir kurguya sahiptir. Film şu şekilde çerçevelenmiştir; Filmdeki ana karakterin (Donnie Darko) gördüğü hayaller (aslında değil!) ailesini üzmekte ve bu hayallere bağlı olarak yaptığı davranışlar filmin devamını teşkil etmektedir. Felsefesini anlatmak için biraz içeriği bakalım: “Jim Cunningham” karakteri kişisel gelişim uzmanı rolündedir. (Sonrdan çocuk pornocusu olduğu ortaya çıkar.) Donnie’nin okuluna konferansa gelir ve herkes saçma sapan soru sorar. Donnie’nin sorusu “Burada olmak için kaç para aldınız?”olur. Başka bir sahnede ise Donnie’nin bu kişisel gelişimcinin etkisinde kalmış hocası tahtaya bir çizgi çizer ve bir ucuna korku bir ucunu sevgi yazar ve sınıfa kartları dağıtıp kartlardaki davranışların nereye düştüğünü sorar. Sıra darko’ ya gelince darko buna itiraz edip bu kadar kompleks olan insanı nasıl iki spektruma ayırırsınız! diye tepki gösterir ve küfreder. Bu sahneleri anlatmak uygun değil (izlemek lazım) ama bizleri ilgilendiren temel yanlışa parmak basıyor. Yanlış şu: Aristo mantığı ile her şeyi siyah-beyaz, korku-sevgi veya 0-1 mantığı ile değerlendiren ve soğuk savaş dönemlerini(film’in geçtiği zaman) anımsatan kutuplaşmacı yaklaşımdır. Aristo mantığı yerine bulanık mantık( fuzzy logic) ve Newton determinizm’inin yerine kuantum felsefesinin geçtiği bir dönemdeyiz. Artık düşünsel dünyamızda bu felsefelerinin etkili olmasını ümit ediyorum. Alev Alatlı bu noktada anılması gereken bir yazardır. (Okunmasını tavsiye ederim.)

Film “paralel evren” ve “zamanda yolculuk” gibi konulara da girmesi ile oldukça antolojik bir yaklaşımı olduğunu söyleyebiliriz. Aslında kadim bir yanlışa daha parmak basıyor o da şu: Sosyal bilimler ile fen bilimlerinin arasında var olan (örtük bir şekilde) analoji kurulmasının yanlış olduğu fikridir. İki tarafda birbirinden ayrıymış gibi bir analize girişiyorlar. Ama felsefe insanı tanımlarken “kozmosta bir mikro kozmos” diye bahsetmiş. Din öğretilerine benzer yaklaşımlar içerisindedir; semavi dinler olsun diğer dinler olsun bu şekilde yaklaşım geliştirmişler mesela: Said nursi kainattan insan-ı kebir diye bahseder. Ayrıca simyacı da anlatılan bir şeyi gerçekten istersen bütün evrenin sana yardım edeceği düşüncesi de örnek gösterilebilir. Bu sözler bir nokta “The Secret” isimli kitabı bir noktada haklı çıkartıyor. (Tabii başarıyı sadece para kazanmak olarak algılamayı ve başarıyı fetişleştirmeyi eleştiriyorum). Film daha çok şey düşündürüyor fakat bu kadar yazmak istedim ve filmde geçen fizik ile ilgili kısımlara hiç değinmedik. Bir şeyi söylemen geçmeyelim; flashback denilen film tekniğinin en çarpıcı örneklerinden birini gerçekleştirir. Belki flashback yerine zamanda yolculuk demek daha doğru olur.

Film biraz karışık gelebilir. Filmin sonunda bazı şeyler oturur gibi olsa da yine çok soru işareti bırakması normal ….“Huzma safâ, da’ma keder”

EtiketAçıklama
Film:Donnie Darko
Yönetmen: Richard Kelly
Gösterim Tarihi: 13 Haziran 2003 (Türkiye) / Diğer Ülkeler
Tür: Drama | Mystery | Sci-Fi | Thriller
Etiket: Life is one long insane trip. Some people just have better directions.
Seyirci Puanı: 146,159 seyirci, 10 üzerinden ortalama 8.3 puan verdi
Süre: 113 dk. | 133 dk. (director's kesilmiş)
Ödüller: 11 wins&9 nominations
Oyuncular: Jake Gyllenhaal, Maggie Gyllenhaal, Mary McDonnell, James Duval ...
Diğer: Eklentisel Bilgiler
EtiketAçıklama
MPAA: Rated R for language, some drug use and violence.
Ülke: USA
Dil: English
Renk: Color
Görüntü Oranı: 2.35 : 1
Ses Formatı: Dolby Digital
Şirket: Pandora Cinema
Sertifikalar: Hungary:16 | Portugal:M/12 (director's cut) | Iceland:16 | Brazil:12 | Spain:13 | Australia:M | Canada:14A | Canada:G (Quebec) | Czech Republic:15 | Finland:K-16 | France:U | Germany:16 | Hong Kong:IIB | Ireland:15 | Italy:T | Japan:PG-12 | Netherlands:12 | New Zealand:R16 | Norway:15 | Portugal:M/16 | Singapore:NC-16 | South Korea:15 | UK:15 | USA:R | Canada:A (Ontario)
Imdb Etiketi:IMDBTag içerik desteğini, imdb.com sağlamaktadır.
Ses Formatı, Görüntü Oranı gibi bilgileri içerir
Filmden Sahneler: Donnie Darko
Donnie Darko

Celal Güneş

Celal Güneş

1986 ısparta doğumlu endüstri mühendisi | Yorumları
Yorum yazabilir, veya kaynak gösterebilirsiniz.

“Donnie Darko ve çağrışımları” başlıklı yazıya ait 2 yorum var

  1. iclal öztürk | Salı, Temmuz 15, 2008, 19:58

    “Donnie Darko” üzerine bir ödev hazırlamaya calışıyorum. Google taramasıyla yazınıza rastladım. fakat takıldığım birkaç nokta var. filmin Amerikan aile yapısına, toplumuna yahut Aristo mantığına eleştiriler sunduğu gerçeğini reddedemeyiz elbette ancak kanımca bu film bu tip eleştiriler yapmak amacıyla değil de, paralel evrenler ve kuantum meselelerine yeni açılımlar getirmek için yapılmış. zira annenin oğuldan korkması yahut kişisel gelişim (nlp deniyor sanırım) zırvalıkları birer garnitür olarak arzı endam ediyor. Amerikan toplumunun çürümüşlüğü ve aile ilişikilerinin hastalıklı yanları ya bu nlp saçmalıkları, dediğiniz gibi “little miss sunshine”(”küçük gün ışığım” diye çevrildi) da çok çarpıcı biçimde veriliyor ki kanımca bu film, bu saydığım konuları ele almak üzere çekilmiştir.

    “Donnie Darko” ya dönecek olursak, yazınızda bahsetmediğinizi söylediğiniz fizik ile ilgili kısımlar, Alev Alatlı’nın da yakından ilgilendiği Kuantum Kuramı, ki ispatlanamamıştır henüz, paralel evrenlerin varlığı ve yokluğu, varsa evrenler arası seyahatlerin mümkünlüğü ve yöntemleri bu film üzerine söylenmesi, araştırılması gereken hususkar bence.

    Ayrıca, eklemek isterim ki, ben “Donnie Darko”yu bir fantastik-kurgu izliyormuş gibi izledim, zira henüz dünya üzerinde evrenler arası seyahat edebilmiş, geçmişe dönüp olayların akışını değiştirebilmiş ve bunu ispatlamış birine rastlamadım.( Gerçi Allah’ın varlığı dahilinde her şey mümkündür. Belki de bu seyahatler vardır fakar Amerika ve diğer G8 ülkeleri tarihi değiştirmeyelim diye gizli tutuyorlardır.)

    Celal Güneş’e yazısı için teşekkür ederim, Alev Alatlı ve onun Kuantum’a yaklaşımı hakkında da bildiklerini yazması temennisiyle.

    İclal Öztürk

  2. Celal Güneş | Çarşamba, Temmuz 16, 2008, 10:39

    Asıl anlatılmak istenin zamanda yolculuk’dan ziyade düşünsel dünyamızda ve içtimai hayatımızda bu yeni yaklaşımların olması gerektiği’dir Yani yazımda belittiğim gibi somut ile soyut sadece zahirde var . Bu teorilerin ispatlanması noktasında ise kuantum felsefesinin bir çok yaklaşımı şuan praksis’de bile var. Eğer ödevine yardımcı olcaksa “cube” serisini ve dejavu’yu da izleyebilirsin. zamanda yolculuk biraz fantastik olabilir ama alem-i misal ve alem-i gayb gibi alemlere geçiş söz konusu olabilir ama girip değiştirebilirmiyiz? ben inanmıyorum ama statik bir gözlem olabilir. Belki bu alem-i gaybda olamaz bile…bu konularda konuşulacak çok şey var ama..
    “gönlüm uçamak dilerken semavi ülkeler ayağım takılıyor yerdeki gölgere” diyen şair’in müzdarip olduğu durumdayız.

Görüşünüz