Konuşsana Cemâl
Yükselt sesini, bastır gürültüyü
Bitsin tantana, sıramız gelsin
İdam yok
Rahat koltuklar hazırlayacak,
Acı çekişimizi izleteceğiz
Sonsuza kadar, yeniden ve yeniden
Ben ve insanlar
Gözümden düştün Cemâl
Aşksa eğer bu, bırak elim boş kalsın
Sen aşağıya bak, en aşağıya
Altı ay ya da altı yıl
Mesafeler eskisi gibi tarla hesabı ölçülmüyor
Bir kere yapılan hep bozuluyor
Gittikçe gidiyor, indikçe iniyor
Her şeyi alıyor bu yağma, bu çapul
Durmak bilmiyor
Gözümden düştün Cemâl
Tahtın böbürlendirmesin
İzin verilmiştir kısaca
Övünülecek bahtın yok senin
Tüm hilelerini aşikâr edeceğim
Karşılık ver, söv, engel yok
Savaşsa savaş
Göze göz, dişe diş
Ölümse ölüm
Dönüş yok.
Gülnaz Eliaçık | Çarşamba, Ekim 15, 2008, 17:52
Yükselen her ses ,ortalığı saran gürültüyü bastırmaya yetebilseydi keşke…
Ve idam kalktığından beri ruhları asma adına daha çok dar ağacı kuruluyor sanki…
Mesafeleri dönüm hesabı ölçerken, kağır kalem kullanmazken,dijital bir ömre haps oluyor sayılar , hesaplar…
Hesap et ömrünü cemâl , hesap etki tahtını kimse sallamasın kalemiyle…
Kerime Hanım kelimelerinize ve kaleminize hürmeten eyvallah!