Canavarlar ağlar mı?
193 izlenim
“Yorganı çekip başıma, çocukluk gözlerimin sevimli canavarlarına ağladım!”
Bu ifadenin sahibi söyle açıklıyor canavarlar için ağlamasının sebebini; “Tahta kılıcımla yenebildiğim canavarlar ne kadar da sevimli ve zararsızmış meğer, modern dünyanın canavarlarına kıyasla…”
Yatma vakti gelip ışıklar söndüğünde, beni de korkuturdu pencereden kafasını uzatıp “ceee!” deyiverecek yeşil suratlı, sivri dişli, patlıcan burunlu, cırtlak sesli ama tüm çabalarına rağmen sevimli kalan bir canavarın hayali…
İki seçeneğim olurdu bu durumda; ya ‘korkunun üstüne gitmeli’ kaidesine riayetle yatağımdan doğrulup pencereden bakma kahramanlığını göstermek ya da –bu her zaman kolaydı- annemin öğrettiği gibi ‘Allah beni görüyor, benim ne yaptığımı biliyor, Allah benimle beraber’ diye üç kere fısıldayıp, korkunun odağı yüreği bütün evhamlarından arıtmak…
Bunun daha sonraları tek seçeneğim olup kalacağını, çocuk aklımla hiç tahmin edemezdim sanırım. Öyle ya; bir çocuk nasıl bilsin ki; hayatın onu tahta kılıçla yenmenin imkansız olduğu yakışıklı, güzel ve cazip canavarlarla karşılaştıracağını… (“İyi adamlar, şık giyimli, jöleli saçlı ve parfümlü olurlar.” diyor İbrahim Paşalı, filmler ile aşılanmaya çalışılan iyi adam portrelerini çizmek adına… “Kötü adamlarsa tarlada çalışır, yük taşır, haliyle kirlenir, ter kokar ve yerel kıyafetler giyerler… ne diyorsunuz? İngilizler, Amerikalılar yakışıklı adamlardır, kötü olabilirler m hiç!)
Meydan okunan şeyler, ne kadar kalabalık ve güçlüyse, kafa tutmak da o nispette zorlaşır… Yapmak zorunda kaldığımız ve belli ölçülerde de başardığımız, bazen yenildiğimiz, belki geri çekilir gibi yaptığımız, ama sonuçta asla teslim olmadığımız, bulduğumuz her fırsatta “hadi lan!” çekerek pembe ihanetlerle terk ettiğimiz ‘meydan okuma’ eylemimizin muhatabı; bu işin yardımcısız, hem de o düşmandan daha güçlü, çok daha güçlü bir yardımcı olmadan başarmanın imkansızlığını yansıtacak kadar büyük, çirkef bir görüntüye sahiptir. İşte buna rağmen ‘meydan okumak’, her yiğidin harcı olmayacak kadar çetin bir iştir! Öyle ya; düşmanı vuracak silah icat olunmadı ki henüz!
Çeçen mücahit kadar gözüpek, Filistinli çocuk kadar sevdalı, Afganlı çocuklar kadar masumsan da, hayata karşı tenhasın… Peki yüreğin kalabalık mı…





Yorum Ekleyin
Yorumlar Gravatar desteklidir. Gravatar kullanın.