taşlaşır kuş gölgeleri
çölü içtikçe soğuyan
tanrıya sataşkan gövdelerinde
taşların menzilindeyim taşların mevziinde
i
sabahlığı karşılar burjuva gözleriyle
çeyrek bakışlık hırpaniye hiddeten
-ne çok barınır bir dünya sizi!
hayır bayım
esrikler kusarak imlenen bir bulvar
ve çorabı kaçmış gök
ne kadar fahişelenebilirse kaldırımda
şarjöre küsen kurşun veya
düellonun prime-time’ında.
-ah ne çok barınır bir dünya bizi.
/ahura mazda söner, figüranlar geberir/
ii
siktiriniz gidiniz sayın serseri eşiğimden
hunharca sevilecek bir kızım yok size
-pardon, kızılderililerin de canı cehenneme.
evet bayım
cesetler içerek epriyen bir toprak
ve soyu tükenmiş tanrı
ne kadar fosilleşebilirse gözyaşlarında
çığlığı küflenen nigger veya
haarlem’in kusursuz jazz’ında.
-kha, generallerin de canı cehenneme!
/yalınayak bir kedi sokulur kente
buzda çatlayan sesim, ve
dark side of the moon./



4 Yorum
“taşlaşır kuş gölgeleri
çölü içtikçe soğuyan
tanrıya sataşkan gövdelerinde.”
saldırdıkça taşlaşıyoruz her zaman… kuşlar taşlaşıyor. gölgeler taşlaşıyor. ruhumuz taşlaşıyor. dokunduklarımız taşlaşıyor…ve bir gün içimizde ki yumuşak taşlara yaslanarak uyumanın hayalini kuruyoruz…ve sonra düşünüyoruz :
“-ah ne çok barınır bir dünya bizi.”
Fevkalede. Müthiş. Çağdan gizlenen ama çağın en içlerinde yaşayan bu, “HARBİ ŞAİR” Hüseyin Cahit ağabeyi tebrik ediyorum. Dilinize, ruhunuza bereket…
Yazı Tarihi Ocak 27, 2008 at 12:08 am
Teşekkür ederim Mavi Çocuk.
Yazı Tarihi Ocak 27, 2008 at 1:45 pm
aşk olsun sana be Hüseyin, aşk olsun…
evin barkın şiir dolsun, şiir zevkin daim olsun.
muhabbetle…
Yazı Tarihi Ocak 27, 2008 at 4:44 pm
Kocaman aminler
Yazı Tarihi Ocak 28, 2008 at 7:11 am
Yorum ekle