1.741 kere okundu

“Berdücesi 1962” için 22 yorum yapılmış

  1. Hüseyin Cahid Doğan

    Cahid, oldukça profesyonel bir iş çıkarmışsın. Bereketle.

    Berdücesi-1962… İlginç oğlu ilginç bir şiirdir değil mi?… Betimlenen asla ama asla bir “kadın” olamaz gibi…

  2. Meral Afacan Bayrak

    Güzel bir yorum olmuş, devamı gele…

  3. Özlem Coşan

    ” bunca tanışıklığımız varken
    sana dair bana söz düşmez…”

    bu bercestenin yorumu bize söz bırakmıyor…

    Pek zarif…

  4. Elif Bilge Doğan

    esasında ben bu şiiri anlayamamışlığa vurup eskiden beri yadırgamışımdır. pek zarif olmayan , zarifoğlu’nu da çağrıştırmayan fazla şeffaf bir üslup geziyor mısralarda.
    klip bu bakımdan şiire uygun düşmüş evet, ama nereye düşmüşler?tartışılır..
    manevi manalar değil de teknik açılardan ele alırsak, siyah beyaz karelerin renklenmesi, seçilen manzaralar vs çok hoş..
    başka çalışmalarınızı da görmek isteriz. sürç-ü lisan ettikse affola.

  5. Yunus Nadir Eraslan

    HCD’in bu şiiri değerlendirirken şu cümlesinde “Betimlenen asla ama asla bir “kadın” olamaz gibi…” baştaki kararlılık bildiren sözcüklelin ardından cümlenin son derece kararsızca[gibi...]ile bitmesi bir tenakuz değil midir? Sonra 1962′de daha 22 yaşında yazılmış bir şiir. Yoksa ben mi yanlış biliyorum? Sonra şiirin bir kadından mülhem yazılmasında bir sakınca görmüyorum. Elbette bu şiirdeki gibi mahrem olmamak kaydıyla.
    Bu şiirde olanca gücüyle özgür bir dil kullanmış Zarifoğlu. Elif Hanım’a da katılıyorum. Pek de zarif değil.

  6. ali ömer akbulut

    Zarif olan nedir?

  7. Yunus Nadir Eraslan

    Zarif olan değil de, zarif bulmadığım mısraları zikredeyim.

    “topyekun bahriyeden ve murtazadan
    Çırılçıplak saçlarıyla gizleniyor
    Delikanlı kucaklardan hoşlandığı kadar
    Derin yataklarda anlaşılmış”

    “her yanın dudaktır üstün bezelye taneleri”

    “saygılı dudaklarınla yarıştım
    İnce bir ilgi yaşadım kıvranışlarında”

  8. Yunus Nadir Eraslan

    Cahit kardeşimin yaptığı çalışmayı beğendiğimi,ölümü cebinde gezdiren adam için Farid Farjad’ın yerinde bir seçim olduğunu belirtmeliyim.

  9. ali ömer akbulut

    bu, bu kadar zarif anlatılabilir diyorsun yani:))
    eyvallah…

  10. Yunus Nadir Eraslan

    Mahremiyet çarşafını kaldırır ya da yırtarsak o zamanda Can Yücel oluruz:)) Fark budur zaten.

  11. ali ömer akbulut

    Gizleyelim diyorsun yani; gizlenince zarif (mi) olur…

    can yücel küfreder. ama iyi küfreder yani. küfredince iyi küfretmek lazım.

  12. Yunus Nadir Eraslan

    Elbette zerafet gizlemekle olur,örtmekle, örtünmekle… Endam bir örtüyü taşımanın adıdır. Şiirimizde de bu endamı yürütmeliyiz kanaatimce.

  13. Hüseyin Cahid Doğan

    Aslında üç noktadan murad, “siz ne diyorsunuz?” idi. Murad hasıl olmuş gibi(üç nokta)

    Bana kalırsa mezkur temanın büsbütün gençlik ile (Evet şiir İşaret Çocukları’ndadır, yazılış yılı 1962 olmayabilir fakat) ilişkilendirilmesi mümkün olamaz. Çünkü Güzelcin gibi Berdücesi – 1962′den daha keskin bir örnek var elimizde.

    Ben dahi şiirin kadından mülhem yazılmasında bir netame görmüyorum, gel gelelim bunun bir tahdit dahilinde yapılması gerektiğini ifade etmekte de bir netame görmüyorum hakçası.

    Son olarak şiirin bir kadına yazıldığına eminim.

  14. Elif Bilge Doğan

    yunus abiye teşekkürler. hep dediğim gibi; anlaşılmak güzel şey :) ) biraz daha uzatırsak hüseyin bey de bizi anlayacak gibi :) )

  15. Naim Öztürk

    Aşkla şehvet, veliyle zerdüşt, sevgiliyle fahişe, varlıkla yokluk, zaman ve ölüm, geçmiş ve gelecek arasında zikzaklar çizip durur şair. Birinden ötekine gidip gelir. Bir arayış içinde midir acaba? Yer yer trajik deyişlere ulaşan bir içlilikle topyekun varlığın türküsünü söylemek ister gibidir. Açlık, varoluş, aşk, zaman, savaş hep içiçe örgütlenmiştir, bu şiirlerde.

  16. Naim Öztürk

    zariften can yücel kokan bercesteler hiç olmadı….selamlar

  17. Hüseyin Cahid Doğan

    “Üstün başın gül kokuyor” dediğimizde gül’ü mü öncelemiş oluyoruz böylece. “Hiç olmadı” deniliyor? “Yakışmamış” ya da… Şairi şairle, dizeyi dize ile mukayese etmek gerekiyor zannımca. Oturup, derin ve ulvî manâlar arama niyetine de, “Vayy, biz de seni harbi bilirdik?” uçarılığına da lüzum yok.

  18. Yunus Nadir Eraslan

    Şiirdeki mumaileyh mısralar eleştirilirken sadece “zarif olmayan”la yetindik.Can Yücel benzetmesi şiire özgü bir eleştiri değildir. Şiiri Can Yücelinkilere benzetmek mi… Haşa… Haddimizi aşmayalım.

  19. Ali Kt

    güneşin ilgisiz damarlarıyla yapayalnız bir keder….yaşıyorum

  20. evrensuhte

    cahit zarifoğlu bizim üstadımızdır bu kadar kısa bu kadar öz
    yoruma gerek yok

  21. ACZ

    iyi güzel hoş da bu BERDÜCESİ ne demek bilen var mı acep????

  22. Ali Kemal Tuğ

    Eleştirmenler tıfaya geldi,profesyonellik,kurnazlık,ağırbaşlılık,literatür tavanda…ortaya bi cacık olmuş bizde bakıp bakıp başka dünyalara gidiyoruz..

    üstat hugo’nun dediği gibi ; sanat eleştirmenden eleştiriyi koparmaktır,eleştirmeni doyurmak değil.
    şiir ”kadına değil sevgiliye yazılmış ki bu her türlü varlık olabilir demek :)

    bu arada dilbilgisinde buraya yorum yazan herkesten daha iyiyim emin olun ama çok üşengeç bi insanım o yüzden bu kadar oluyor.

    Elif hanımın dediği gibi umarım anlaşılıyorumdur…

Yorum bırak