Ben ondan bir yudum mavi istemiştim mavi yudum bir ondan ben
-şiir değildir-
Kapalı bir kutu gibi duruyor geceyi zifirisiyle karşılayan sırtın
Gözlerine ulaşmaya çalışan bir adamın biçare halinden farksız ama hiç ulaşamayan
Ulaşsan şaşardım zaten deyip içime kancalanışın düşerek kuytularıma şüpheli bir paket gibi
Hazmolmamış mavilerle yürürüm meydanlarına yarin en aşikar ve en gizli
Adım gibi sahip çıkarım el değmemiş hem güneş görmemiş yerlerine
Bu bir hezeyandır kutsal gecelerde sınayan bir adamdır kendini sesini
Kapalı bir cebe ulaşma çabasıdır sinir olma aşamasıdır karışıktır
Hadi açsana be şu telefonudur duruşları hadi be hadi be aç şunudur
Blöflerdir saçılır ortaya hiç biri işe yaramaz gıcık olunmaktadır
Sabaha karşıdır akşam aşılmıştır deliller karartılmış deliler bağlanmıştır
Boyacı çocuğun gözleri gibi karadır deniz gibi geniştir hırçındır
Ama bağışlayıcıdır uysaldır bir anlıktır karanlıktır hiç olmamıştır
Var mıdır bilinmemektedir hem bilsem nolur denilmektedir
Bir halt olmaz bu adamlardandır yada yanlış mı düşünüyorumdur
Her şey kuralına uygundur hiçbir şey illegaldir yasaktır serbesttir
göz değmemiştir yüz sürülmemiştir yine de kirletilmiştir bitirilmiştir
Kızlığı alınmış bir kızıllıktır saflıktır kahredilmişliktir lanet edilmişliktir
İşte öyle bir şeydir ya da bak şöyle bir şeydir hem herşey hiçbirşeydir..
-yazık bir iç kanamadır-



Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm





6:50 am | Ekim 13, 2005
hoşgeldin Cahit.
herhalde böyle demem uygun olur:-)
Gök Ekin sakinleri pek bi sakin bu aralar. aramızda darı dünyaya dahil olup hepten sakin olanlar dahi var imiş. hadi hayırlısı.
Allah sekinetini eksik etmesin üzerinizden, üzerimizden.
6:50 am | Ekim 15, 2005
eyvallah cahid kardeş,
benden de hoş bir hoşhoşgeldin!
sükunetinizin ardından tekrar sesinizi duymak gerçekten güzel.
bu güzelliğin devamı ve paylaşımı
dileğiyle…