Bana biraz kırmızı al

büyüyelim de sana da yer versinler otobüste
parya büyüsün suratında kahkahası palyaçonun
hadi bir patika büyüsün şehir planına asfalt
hadi hazımsız bir dağ kussun üstüne heyelan
sözgelimi güvercinleri kandıralım plastik darıyla
büyüyelim de bize de günah yazsın melekler

limanı oyalayıp gemi yorgunluğuna teğet geçen
med cezir bir telaş koşsun şehir paçaları ıslak
bir akşamı kirlensin trafiğin musalla kapma sekansı
hadi ölümle sentaks gövdeleri misafir kabullensin
sözgelimi fahişe hıyabanları suça popüler akrostiş
yahut kim döner kimse olmaya sıkılgan caddesinden?

olsun bir logos sorunudur intihar felsefe
böğüren gök olsun kör bıçak boynunda bulut
yani mavi kanın fotojenisine kemik eken ajanslar
yani gazete yalvaran ceset kaldırımın kaynama noktasında
sözgelimi bıldır intihar etti şapkalı a; âââ!
olsun bir cemreyle alınır güzün bütün iffeti

bana biraz kırmızı al A savaşa çıkıyorum
bana kırmızı al balyoz şakağında kavsıkuzeh
hadi bir kırmızı al güneşin profiline makyaj
sen bana kırmızı al telveyle everilen kızkırmızı
benim de bahçemde haç yansın zenci kanı
benim de figürlerim ampule bağımlı gölgemsi

nehirlerim aksın tel örgülere elektrik üreteci
mülteci bir yağmur kızarsın tüyerken göğünden
kurşununa kıysın müfreze bir kuşu acıkınca
çıvgın tarhları sobelesin iliklerime değin
hep bir quasimodo somurtuyor camiiler bana
hep afro saçlarını taradım fotoğrafında hiç kimsenin

düşmanımı hazırla kaslarımın defilesi neonu
dağın döşüne tütün eker gerilla dağı kanser eder
kimdir ey gılgamış unutmasa o yosunu yılan
biz pekala kekre bir çayı katlederken pijamamda
aynalıkavaak vapurunda simidime martı sailliği
öyle buğulu kız kulesine intihar saldırısı amerika !

nü ağaçlara pitoresk aksın tanrının damarı şenersin
godot’yu da ektim biraz da o beni beklesin parkta
albız alası kuşlara konyayı versen doymazlar hani
ayrıca medusa halt etmiş bu saçların yanında
alyansını kobay eyledi simyasına o şimdi beş para etmez
neyin düzgün ki kaşların düzgün olsun hilal kaşlım?

rüzgara giyinir şehir sağlık karnesi yok
kemiği defaatle süzer kedi dişleri yok
filistinde bir çocuk el çırpar helikoptere annesi yok
polisten tırsar solcu kızlar biber gazları yok
hiçbir şeyi protesto edemez afiş ünlemi yok
oysa yok yok, lord of the rings’in prömiyerinde

bir kasem vav’ı sürüyorum dilime ve şah!
ahanda rot’a bir hamle kalmış oh ne ala ve mat!
ford ka almış dürdane trafik polisine kabus
risale-i nur okuyormuş mehmet çarşambaları çoğalıp
partisi seçim kazanmış sultan pek meşgul ve göğekin?
tutsak bir su’yun dibe çöken bulanıklığıyım ve hamd, yaşıyorum.

ben O’nun en uzun şiirini okuduğumda ACZ ölmüştü
ve evim empire state building’e aşık olmuştu.

bağışlansam, Bağışlasa
bağışlasam, bağışlansa
bağışladı fiili mazi
bağışlıyor fiili muzari
bağışlamak mastar.

Daha önce Serseri Dergisi’nde yayımlandı.

Biyografi yerine: “Şunu da yaz bedeli olsun / Sabırla titreyerek öyle yalın / Ve kimsesiz olmadan oturacağız / Kıyısında ayrılığın”

Hüseyin Cahid Doğan
Hüseyin Cahid Doğan

599 kere okundu

“Bana biraz kırmızı al” için bir yorum yapılmış

  1. Yasin Alimoğlu

    “hadi bir kırmızı al güneşin profiline makyaj

    sen bana kırmızı al telveyle everilen kızkırmızı

    benim de bahçemde haç yansın zenci kanı”

    eyvAllah üstad… tekrar tekrar okudum müthiş vurucu bir şiir, afyon gibi. anlaşılması zor olan bir şiir ama çok hoş olmuş.

    Ama kendisine böyle güzel atıflar yapılırken ACZ’in öldüğünü kabul etmiyorum. ACZ daha ölmedi…

Yorum bırak