Babalar Ve Oğullar, İvan Sergeyeviç Turgenyev
522 izlenim
Rus Altın Çağı’nın belki de en kötü tarafı, bir dönemi domine etmesi beklenen deha sayısını bir miktar aşmış olmasıdır. Nispeten Alman Deha Çağı‘nda olduğu gibi (Ki kimsenin Goethe ile Tolstoy’u, Gogol ile Schiller’i veya Herder ile Dostoyevski‘yi karşılaştırmak gibi bir niyeti yok!) Rus Altın Çağı’nda da niteliksel zirvenin yanında bir de niceliksel yoğunluğun olması bazı isimlerin ister istemez (En azından okur gözünde) geri plânda kalmalarına neden olmuştur. Gerek çağdaşları Lev Nikolayeviç Tolstoy (Örneğin bir toplantıda birbirlerinin üzerlerine yürümeleri) ve Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Örneğin Turgenyev’in Suç ve Ceza’nın aslında Marquis de Sade’nin olduğunu iddia etmesi) ile yaşadığı sorunlar gerekse de daha çok Batıcı bir tutum sergilemesi Ivan Sergeyevic Turgenyev’in durumunu açıklamaya yetebilir. Ama Babalar ve Oğullar gibi bir roman yazmamış olsaydı…
Babalar ve Oğullar
Turgenyev Babalar ve Oğullar’ı 44 yaşında iken yazmıştır ve o tarihe kadar sadece Gogol’ün ölümü üzerine kaleme aldığı makalesi dışında pek fazla göze çarpmamıştır. Her ne kadar Babalar ve Oğullar bir yazarı üne kavuşturmak için fazlasıyla yeterli olsa da, Turgenyev’in adının anılmasını sağlayan en önemli olay, romanında kıyasıya eleştirdiği (Belki de öyle sanıldı) Nihilistlerin tehditleri karşısında, Dostoyevski’den gördüğü koşulsuz destekti. Bununla beraber, yazar yine de tepkiler sonucunda Rusya’yı terk etmiş ve ara ara Rusya’ya dönmekle beraber yaşamının geri kalan önemli bir kısmını yurtdışında geçirmiş ve 65 yaşında iken Fransa’da hayata gözlerini kapamıştır.
Bu paragraftan sonrası eser hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir!
Babalar ve Oğullar’ın konusu önemli ölçüde kuşaklararası çatışmalardır. Başka bir deyişle, kuşakları etkileyen akımların kavgasıdır romanda işlenen. Babaların değerlerine kesin bir dille karşı çıkan oğullar ve bu karşı çıkış karşısında şaşkına dönen babalar vardır. Bununla beraber babalar ürkek, kibar ve alabildiğine anlayışlı; oğullar ise reddiyeci, kaba ve alabildiğine anlayışsızdır. Elbette bu durum şimdiki roman geleneği için yeni bir şey değildir ancak bu çatışkının temelini atan kişinin Turgenyev olduğunu da ayrıca zikretmeliyiz.

İvan Sergeyeviç Turgenyev Rus Altın Çağı'nın önemli isimlerinden biridir. Yazar Rusya'da iken eleştirilere karşı duramaz ve edebiyata küsmüş bir halde yurtdışına gider.
Babalar ve Oğullar
*** şehrinde yine Bazarov bazı karakterler ile inançları üzerine tartışır. Baloda tanıştıkları Odintsova adlı bir kadının daveti üzerine onun evine giderler ve bu icabet neredeyse romanın kırılma noktasıdır. Zira iki genç de aynı kadına aşık olurlar (Ya da aşık oldukları düşünürler. Öyle ya, iki Nihilist için aşk denilen bir duygunun beyinlerinde barınması denli kötü bir şey olamaz). Anna Sergeyevna Odintsova’nın evinde iken Bazarov kadını düşünceleri ile etkliler. Bu durumda Bazarov ile Arkadiy’in arasında henüz ikisinin de farkında olmadığı soğuk rüzgârlar esmeye başlar. Ve Bazarov’un Anna Sergeyevna’ya aşkını itiraf etmesinden sonra buradan da ayrılıp Bazarov’un ailesinin yanına giderler.
Bazarov’un evinde de tıpkı Arkadiy’in evinde olan sorunlar, daha seyreltilmiş bir halde tekrarlanır. Ve elbette roman boyunca olduğu gibi Bazarov kendi ailesinin yanında da harikulade cümleler eşliğinde yüceltilir. Burada ve daha sonra Arkadiy’in evinde geçirdikleri süreler içinde Bazarov ve Arkadiy birkaç defa daha Anna Sergeyevna’yı ziyarete giderler ve bu ziyaretlerin birinde Arkadiy, Anna Sergeyevna’nın kardeşi Katerina Sergeyevna’ya (Katya) ilgi duymaya başlar. Anna Sergeyevna’nın da bir çiftliği vardır ve roman bu üç ayrı çiftlik arasındaki gelgitlerle devam eder. Zengin bir adamla evlilik yapmış olan Anna Sergeyevna kocasının ölümünden sonra onun mirasına konmuş ve oldukça iyi bir hayat sürdürmektedir. Bununla beraber 30 yaşına merdiven dayamış olan Sergeyevna kendini oldukça geliştirmiştir.

İvan Sergeyeviç Turgenyev'in 44 yaşında iken yazmış olduğu Babalar ve Oğullar adlı romanı kuşaklarası çatışmaları işleyen ilk roman olma özelliğini taşır.
Vasiliy İvanoviç askeri bir hekimdir ve zamanında Arkadiy’in dedesinin garnizonunda görev yapmıştır. Anne Arina Vlasyevna ise tamamen gelenekçi bir yapıdadır ve bu ebeveynler diğer ebeveynlerin aksine biraz daha cahil ve biraz daha dindardırlar. Bununlar beraber Bazarov’un yaşadığı çöküntüyü farketmişler ve onu kendi hallerinde bırakmışlardır. Zamanla yaşadığı eve alışan Bazarov, babasıyla beraber köylülerin tedavi işlerine bakmaya başlamıştır. Ancak bir otopsi çalışmasında neşterden tifo hastalığı kapan Bazarov bu hastalıktan ölür. Turgenyev, Bazarov’un ölümüne sebep olan hastalık sürecini muazzam bir şekilde işlemiştir. Bu aşamadan sonra roman diğer karakterlerin durumlarını anlatarak sona erer.
Anton Çehov Babalar ve Oğullar hakkında şöyle diyor: “Tanrım! Babalar ve Oğullar’ın görkemi nedir öyle! Adeta bıçağın kemiğe dayanması gibi birşey. Bazarov’un hastalığı nasıl da güçlü anlatılmış, kendimi halsiz düşmüş hissettim ve sanki ondan hastalık kapmışım gibi bir duyguya kapıldım. Ya Bazarov’un sonu? Ya ihtiyarcıklar? Kukşina? Nasıl yaptığını şeytan bilir. Tam anlamıyla dahiyane.”





[...] Evinden Hatıralar’ı yayımlar. Yer yerinden oynar. Çağdaşları Lev Nikolayeviç Tolstoy ve İvan Sergeyeviç Turgenyev, Dostoyevski’yi hararetle överler. Ancak Vremya Çarlık tarafından kapatılır. Kırk üç [...]
[...] kaleme alır. Ancak Turgenyev’in asıl çıkışı kırk dört yaşında iken tamamladığı Babalar ve Oğullar adlı çalışmasıyla [...]
Şu anda pek bir yorum yapamayacağım yeni okuyorum ama
bu kitaba çok güzel diyorlar