?
şehir uyuyor,
ben ince ince ölüyordum.

çünkü vurulmuş bir kuş nasıl söylesin şarkısını i matemin madeni... Tamamı »
Bir eski İstanbul fotoğrafına baktım Ve yandı içim… Bu devirde, Bu zamanda Ne benim işim? Tamamı »
ve ağulu düş sancıyla gelir yokluğun arka kapısından nasılsa saçlarına bin yorum bulurum iğne deliğinden geçer... Tamamı »
Göğün ekini kurudu! Yağmurlar yağsın diye seni bekledim… Beklemek kimi zaman küsmek gibidir Karanlık dehlizlerde... Tamamı »
İnsanlar Kargacık burgacık Ayakları büyük Kınalı ellere kan bulaşmış Kaburgaların gıcırtısından Beyaz... Tamamı »
Gökekin en uğrak yerim. En küçük ricaların nasıl ciddiyetle karşılık bulduğunu burda gördüm. Yazı ve şiirlerini okuduğum kişilerin sadece isimleri değil, kalpleri de vardı. Teşekkür ediyorum emeği geçenlere…
— Yavuz
10:29 pm | Aralık 4, 2006
Bize aforizmayı çağrıştıran dupduru bir söyleyişle hoş geldiniz.
10:30 pm | Aralık 5, 2006
çok teşekkürler sevgili şair..
10:30 pm | Aralık 6, 2006
Aylardan sonra arı duru, ironik, iki dize ama içi dolu bu kısa şiirle…
sözünüz yankısın efendim!
10:31 pm | Aralık 7, 2006
kaleminize sağlık efendim…
10:31 pm | Aralık 8, 2006
sizlerden bunları duymak, sizinle aynı atmosferde bulunmak ne güzel..
10:32 pm | Aralık 9, 2006
yeniden doğmak için
ölmeli insan
gödmezmisinki güneş her akşam batar
yeni bir şafak için