Aynı uyku
Seninle aynı uykudayız geliyor bana
Ovanın sandığına yuvalanıyor başağın boynu
Seninle aynı kader, aynı su, aynı hava.
Kimdir işi sessizlik olan
Müzik olup yağan gökyüzünden
Ot yerine göğ ekin
Taştan çıkarılan ekmek olup
Su yerine uyku.
Şimdi daha çok bilmiyorum bunu.
Koşu devam ediyor
Tedirginlik yapış yapış
Otuz yedi kış boyu
İçimin taşrasında
Dışımın taşrasında
Yağmurun derinliğine gömülen şarkı,
Yağmurun derinliğine yontulan hayal,
İç çekip sızlanan bir köşede
Seninle aynı uykudayız geliyor bana.
Gölgem takip ediyor
Bir elmada uzağa bakan ürpertiyi
Uykuyla bir hizada
Günün kapıları açıkken.
Seninle geliyor bana
Müthiş müzik.
Seninle geliyor
Kır tadında ekmeğim.
Bakanlar boşuna
Balkonlara
Balkanlara
Gözlerimin içinde aynı uyku.



Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm





7:30 am | Haziran 29, 2005
“Kimdir işi sessizlik olan
Müzik olup yağan gökyüzünden
Ot yerine göğ ekin
Taştan çıkarılan ekmek olup
Su yerine uyku.”
şiirlerinizi okumak haz veriyor..
dilinize gönlünüze sağlık..
“Seninle aynı uykudayız geliyor bana
Ovanın sandığına yuvalanıyor başağın boynu
Seninle aynı kader, aynı su, aynı hava.”
7:30 am | Haziran 30, 2005
“özge diyarlardan” geliyor bu şiirin sesi.
tabii “göğ ekin”in buralarda yer bulmasına da şenlendim.
bir zaman daha okuyacağız gibi geliyor bu şiiri. belki bir yazı bile çıkar
tek takıldığım mısra:
“Bir elmada uzağa bakan ürpertiyi” oldu.
kimbilir belki onunla da halleşip dilleşiriz.
eyvallah…
7:33 am | Haziran 30, 2005
eyvallah…
sizlerin böyle düşünmesi beni daha çok havaya sokuyor.
daha çok yazmak, daha çok paylaşmak istiyorum.
yazmak zaten bir aşk değil mi?
hepinize aşk olsun efendim!..