Güneş tuzlu terini bastırınca evrene Yürek ham bir vuruşla çocuğa çarpar Her sabah böyle başlar oyun.... (Okumaya devam edin)
Hiç, ara sıra aklınıza takıldığı olur mu? Bakın yine “akıl” dedik. Bu akıl ne menem bir şeydir ki bunca belirleyici bir inatla dikilir karşımıza? Yaratılan ilk şeyin ‘İlk Akıl’ olduğu söylenir. Düşünürlerden bunu felsefi öngörülerle yorumlayanlar olduğu gibi, ‘ilk... (Okumaya devam edin)
Bahçene açılınca hayat kapısı Kırmızı bir parıltı gösterir yolunu.... (Okumaya devam edin)
Kendi durumumuzu gizlemenin birçok yolu var. Muhalif olma bunlardan biri. Muhalefetinize bir şeyleri koruma soylu vasfını da eklediniz mi, kimse sizi çıkaramaz artık, tanıyamaz. Gerçek sizle tanışmak kimseye nasip olmayacak demektir. Hakiki olmayanın arkasından gitmeme, izini sürmeme anlamına gelen bu... (Okumaya devam edin)
Şiirin çakır delikanlısı Ey dili suskunlukta depreşen Sivil atlar koşan altında... (Okumaya devam edin)
Bütün hikaye insan soyu kadar Bitiyor ya göz açıp kapayıncaya... (Okumaya devam edin)
üstüne titrediğiniz şeyler düşünce yere ne çabuk kırılıveriyor... (Okumaya devam edin)
İçinize ne geçti tam ense kökünüzden çocuklar söyleyin hayata çağıran teneffüsten daha güçlü ne var?... (Okumaya devam edin)
“Tarihe geçen sözler” filan gibi lakırdıları sevmem oldum olası. Niyeyse babam hep ensemdedir. Hayalden yoksunsa devletim, niye uykusuna gireyim milletin. “Toplu çarpar yürekler” deyip dururken, taş kesildi yüreğimiz, geldi topunuzun… diyesimiz...... (Okumaya devam edin)
Şefkatle açılır kollarımız bizim Karanın gizeminden Güpegündüz uğrumuza süzülen Bir yıldız gibi.... (Okumaya devam edin)