Sadık Yalsızuçanlar
1962 Malatya doğumlu. TRT’de çalışıyor. Yayımlanmış kitapları; Şehirleri Süsleyen Yolcu, Gerçeği İnciten Papağan, Kuş Uykusu, Televizyon Ve Kutsal, Halvet Der Encümen, Yakaza, Güzeran, Geçen Gün Ömürdendir, Varlığın Evi, Öyküler Kitabı, Sırlı Tuğlalar, Bir Yolcunun Halleri, Hiç, Gezgin.
By Sadık Yalsızuçanlar on 08 Haziran 2008
Niyazi Mısri gibi ‘bukağı’ya vurulamayan özgürleşmiş ruhlar, aklı öteleyen, onu aşan ve kuşatan Külli Akl’ın konuşturduğu ruhlardır. Şiir, bu anlamda, ruhsal özgürleşme yoludur. Dili aciz bırakma çabasıdır. Dili aciz bırakamayan bir şiir, bizatihi şairini bukağıya vurur.
Kategori: Tahlil | Anahtar: Emine Işınsu, Niyazi Mısri, Tomris Uyar |
By Sadık Yalsızuçanlar on 13 Mayıs 2008
Hakikate; ancak aklı da içeren kalp (kalb-i selim) ve işrak’la ulaşılabileceğini savunan Sühreverdi’nin, hakikatin çeşitli sırlarını ve veçhelerini anlatan eserinde “heykel” kelimesinin, bu satırlara konu olan “heykel”le pek ilgisi olduğunu sanmıyorum; fakat Necip Fazıl’da da Sühreverdi’nin anlam dünyasına yakın bir “Nur Heykeli”, “İhlas Heykeli” vb. ifadelere rastlamak mümkündür.
Kategori: Tahlil | Anahtar: Heyakilü’n-Nur, İslam Sanatı, İslamda Heykel, İslamda Tasvir, Sühreverdi |
By Sadık Yalsızuçanlar on 11 Nisan 2008
Türkiye’de özellikle sinema, tiyatro ve mizah alanında ‘üreten’ sanatçıların (egemen sistemin nosyonlarına karşı) muhalif olduklarına ilişkin birtakım klişeler dillerde dolaşıp durur. Diğer alanlarda da bu geçerlidir ama özellikle bu alanlarda çaba gösterenlerin ‘muhalif’liği,
Kategori: Tenkit | Anahtar: Jacques Derrida, Michel Foucault, Mizah, Nâzım Hikmet, Sinema, Tiyatro, Yeni |
By Sadık Yalsızuçanlar on 21 Şubat 2008
Doğrusunu isterseniz, bendeniz dikkatli bir ‘izleyici’ değilim. Bir telaş, bir koşuşturmaca içinde sürüklenip gittiğimden ayrıca çok değerli şeyleri de ıskalıyorum çoğunlukla. Ama, sizin ‘gökekin’i mesela zaman zaman okuyorum. Kurulduğundan bu yana ciddi bir gelişme kaydettiğini, zenginleştiğini görüyorum.
Kategori: 2007 Edebiyat ve İnternet Soruşturması, Soruşturma | Anahtar: Gelenek, Guenon, İbn Arabi |
By Sadık Yalsızuçanlar on 15 Şubat 2008
O, bir şiirinde dediği gibi, bazen ‘başımızı kaldırdığımızda, (ansızın) bir deniz gibi geri çekilir…’ Bazen, ‘gözlerini büyük büyük açarak’, ‘gece rüyasında kaçak bindiği bir trende deniz tuzu’ arar. Bazen de, ‘bir kuğunun sürmeli gözlerinde yazan şeyin ne olduğunu merak’ ederek, ‘elinde tuttuğu bir buz parçasından’ yolu izler, ‘meryem’in inci doğumu’na çıkar… Çünkü o ‘kalbinin kenarından geçen bir duman battaniyesi ile’, bize, bir meleği çoğaltmak için yazmaktadır. Modern Türk şiirinin uzak ve yakın fırtınası olan Müldür, metinlerarasılık alanının en seçkin örneği Divanu Lugati’t-Türk’ün bir yerinde şöyle der:
Kategori: Kitap | Anahtar: Lale Müldür, Ultra-Zone'da Ultrason |
By Sadık Yalsızuçanlar on 24 Ocak 2008
Andrei Tarkovski’nin o görkemli eseri, Mühürlenmiş Zaman’ı Agora Kitaplığı yeniden okurla buluşturdu. Bu değerli yayından ötürü, yayınevine bir minnet ve şükran borcumuz var. Mühürlenmiş Zaman, yönetmenin güncesi Zaman Zaman İçinde ve senaryosu Kurban nicedir kitapçı raflarından çekilmişti. Tarkovski seyircisine/okuruna Agora’dan gelen bu armağan umarım, diğer kitaplarıyla da sürer. Zira Tarkovski, ‘yaratıcı-yönetmen’lerin sonuncusu idi. Sadece yönetmekle [...]
Kategori: Sinema | Anahtar: Andrei Tarkovski, Kurban, Mühürlenmiş Zaman, Zaman Zaman İçinde |
By Sadık Yalsızuçanlar on 05 Ocak 2008
Sen elifsin.
Çünkü otuzüç yıl önce doğdun ve birsin.
Ben he’yim. Kırkdört yıl önce öldüm ve ikiyim.
Kategori: Hikâye | Anahtar: Aşk, Elif, He |
By Sadık Yalsızuçanlar on 09 Kasım 2007
Hayal gücünün bilgiden daha önemli olduğuna fazlasıyla inandığımdan, Türkiye’nin son yüzyılda yaşadığı süreçleri, toplumbilimcilerden çok edebiyatçılardan (sayıları iki üçü geçmeyen) okumayı daha çok önemserim. Üç ‘altın yazar’ım var: Abdulhak Şinasi Hisar, Tanpınar
Kategori: Biyografi | Anahtar: Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar |
By Sadık Yalsızuçanlar on 21 Ekim 2007
Guenon’dan öğrendiğimize göre, ‘kral’, klasik Arapçada ed-dünya olarak ifade edilen, üzerinde yaşadığımız ve Kutsal Kitap’ta, ‘esfelisafilin (aşağıların en aşağısı)’ olarak nitelenen arzda; el-alem denilen yüce alemlerin gölgesi, temsilcisi ve hakikatlerinin tecellisidir.
Kategori: Tenkit | Anahtar: Aliya İzzetbegoviç, İslâm |
By Sadık Yalsızuçanlar on 18 Eylül 2007
Spleen’i ilk fark eden veya ifade eden Haşim midir bilmiyorum, Abdulhak Hamid de de tüm ölü zamanlar dile gelir kısmen, ama melankoli ve giderek o derin varoluşsal tedirginlik, o ontolojik manada iktidar baskısı, o yapıçözümü yapılamayan dünya saldırısı en çarpıcı biçimde
Kategori: Tenkit | Anahtar: Bilge Karasu, Enis Batur, Friedrich Nietzche, Memet Fuat, Nilgün Marmara, Oğuz Atay, Sefa Kaplan, Sevim Burak, Tezer Özlü |
Son Yorumlar