Özlem Coşan Dizini.

Özlem Coşan tarafından

Yabancı

Kasım 25, 2009 tarihinde Hikâye dizini altında Özlem Coşan tarafından yayımlandı ve 274 kere okundu

Etrafını belirsiz bakışlarla süzüyordu. Kafeden aldığı Latte’yi içmeyi unuttuğunu fark etti. Soğumuştu bile. Zamanın soğuttuğu sadece kahvesi değildi. Ilık yudumlar keyfini kaçırmıştı. Her şeyin sıcağını severdi o. İnsanın, sözlerin, yemeğin sıcağına meyli vardı. Soğuyan her şey bir bitişin, gidişin vaktini gösterirdi. İnsan ölünce soğurdu, demek ki giderdi. Kahve soğurdu, keyfi biterdi. Zaman soğurdu, yaşamak geçerdi. Mevsim soğursa aşk biterdi.

Telefonu çaldığında ürperdi. Hava soğumuştu. Üşüyen elleriyle telefonunu kavradı. Arayan ısrarcı bir tanıdık ve ama şimdi ısıtmayacak bir sesti. Açmadı. Telefon ısrar etti. Açmadı. Bu girdinin devamını oku →

Özlem Coşan tarafından

Tek ruhtan çağlayan iki aşkın ırmak

Ekim 21, 2008 tarihinde Deneme dizini altında Özlem Coşan tarafından yayımlandı ve 810 kere okundu

Kalbi kırık bir kadından daha dokunaklı portre çizilmiş midir?

Ve yeryüzünde kadına söylenen ilk yalan neydi, merak ederim.

Güven duyduğundan aldığı yara kadar acıtanı yoktur kalp için…
Acının miladı yıkılan umutların ertesinde başlar.

Aşk neydi o halde? Eski şark masallarının esrarını süsleyen yedi başlı ejderhanın yanan ve yakan nefesinden özge bir şemaili olmalı…
Binbir kadını aynı yüzde gösteren o gece aynası…
Gece ki hep zamansız…
Uzun ve sabaha muhtaç…

***

Gezgin hikayelerde Havvasını arayan bir avuç toprak, erkeğin aslı…
Eğesinde saklı bir kadın…

İçine baksa oysa görüverecek binbir aynada bakındığı kadını…
Göğün yorgun omzundan eğince güneş başını, akşamdır deyip evine gelen o Adem, bakıverse içine…
Ne dağ ardında bir Aslı, ne çöl kumunda bir Leyli vardır…
İçindedir, bir baksa.

***

Kadın erkekte diyarsa
Erkek içine iklimdi kadının…

Erkek huysuz onca soru…
Kadın itminandan bir cevap.

Elinin kıvrımında bin telaşe bir kadın…
Yüzünün çizgisinde hep sükûndu bir erkek.

Aşkdı…

Tevhidin sahibinden kalbe inen tecelli…
Bir’den iki can ki, Adem’e üflenen saba..
Tek ruhtan çağlayan iki aşkın ırmaktı.

Ne gün aldandı insan, aşk zamanı terketti.

***

Sevgilinin yüzünde göz izi, kalbinde başka memleket bulduysa bir aşık… Teselli, onun sığınacağı mevsim değildi.

Yazgısını yazgısına bağlamış ruh için yaşanası tek hayat; ölüme kadar bekleyeceği yolcusu az bir iç istasyondu.

Öyleydi…

Şimdi tariften yolculuklara çıkıyoruz her birimiz…
Kim önce bulursa diğerine haber versin için.

İhtimallerin yanılgıya çıktığı bu sanal memleketin sakinleriyiz bugün…
Birbirimize giydirdiğimiz kılıkları aşktan oyalanmalar zannediyoruz.

Herkes doğruyu bilmek ister de,
söylediği ilk yalanı hatırlayan kaç kişi kaldı içimizde?