Okuyucunun Dergâh, Kayıtlar, Endülüs, Edebiyat Ortamı, Kırklar, Hece gibi dergilerden aşina olduğu Ali Emre “Kıyamet Mevsimleri (1998)” ve “Milyon Sesli Mızıka (2001)” isimli kitaplarından sonra Hece Yayınları tarafından yayımlanan “Onarılmış Yas Bitiği” isimli 3. şiir kitabı ile tekrar okurunun... (Okumaya devam edin)
Engin denizlere kulaç atmak isteyen yüreğim, hayın anları yakalamanın ve bunları değerlendirmenin peşine düşmüştü. Oysa ruhumun derinliklerinden kopup gelen dalgalar, bir goncanın kanadında hep senin kıyına bırakırdı beni. Ey deniz yüzlü, duru gözlü Köroğlu! Sen bana bir el verdin. O el... (Okumaya devam edin)
Kalbimde sürgünlerle sürülmüş buğday tarlalarının fotoğrafları var. Her gece bir mum yakıyor, sönene kadar fotoğraflara bakıyorum. Sözlerin yanık resimler gibi düşüyor gözlerimin kandillerine. Gözlerim karların üstündeki korlar gibi kızarıyor. Sonra iki ırmak olup, iman tahtası kemiğimi sınır çizerek, aşağılara doğru... (Okumaya devam edin)
kaburga kemiğim ağrıyor bir kadın terk edince gözlerimi arınıp yatıştığıma inandığımda karışıp şahlanıyorum duru atın yelesini kesiyorum, eğerini atıyorum at oldum, ağrılar açmak için yeni yükler arıyorum... (Okumaya devam edin)
On sekiz bin âlemin Muhammed Mustafâ’sı Habibullah, kâinat ağacının çekirdeği ve meyvesidir. Rabbimizin O’na olan şefkati kâinatın yaratılmasına, O’nun Rabbimize karşı olan muhabbeti ise cennetin yaratılmasına sebeptir.... (Okumaya devam edin)
doğum sancısında deniz sıvazlarken toprağın yüzünü yüreklerde çağıl çağıl aşk damıtır ey her sabah çiçeklere su taşıyan ay sen de bu şiiri bir çiçek say gece güller giyer al al gök bir ıtırdır dua dağıtır yaprak yaprak dudaklarıyla dillerimize zaman kuşlar serilir göğün sofrasına ahirzaman aşkları büyür karanlıkta karınç dağları dalga dalga dalgalar... (Okumaya devam edin)
Bazı yazarlar birkaç eseriyle öykü ve sanat yaşamlarının dairesini kurup tamamlar veya çok kısa zamanda dairelerinin içine sıkışıp kalır. Ya da belli bir yaş sınırını aşar aşmaz daireleri kapanır. Oysa Özdenören, her kitabıyla yeni daireler kurar; bir daire tamamlandıktan sonra... (Okumaya devam edin)
dolaşırım kadırgası batmış deniz dervişi gibi deniz feneri dediysem, yarısı sen, yarısı ben rüya sen, düş ben ki yedi iklimi birleştirdim eğe kemiklerimde ben... (Okumaya devam edin)
Denizin yüzünü kanattım, kanından tattım Aşk değdi bana, acı çekmek değdi bu yaptıklarıma Tuttum da nasırlı ellerinden mavi gözlü çocukların Yağmurlarla dağlara çıktım, hiç yorulmadım... (Okumaya devam edin)
Edebiyat öznellik, özgünlük ve özerklik alanıdır. İnsanın içinde ahenk ve disiplin sağlar. Ahenk insanın içinde tek başına bir disiplin sağlayabilir; fakat disiplin tek başına insanda bir ahenk sağlamaz. Okullarda öğretilen edebiyat disiplin merkezlidir. Öznelliği, özgünlüğü ve özerkliği kısıtlar.... (Okumaya devam edin)