Öykü yazan şair Mustafa Oral: Edebiyat ebediyet vaat etmeli
Bundan dolayıdır ki kah kalb üstü kalıyorum, kah bilinç altı konuşuyorum. Kah nefse atıfta bulunuyorum, kah hayale vurgu yapıyorum. Rüyayı önemsediğim kadar duayı da önemsiyorum.
Azra çiçeği
Bir ağaç olur Azra’nın sarı saçlarında
Şehadet kan gibi damla damla akar da
Bir deniz olur Azra’nın gözlerinde
Çiçek denizi Azra
Ey gönlü göklere yükselen Azra
Böyle gidecek miydin buralardan
Mushaflar arasındaki gül yaprakları
Sendeledi rahle-i kalbim üzre
Vagon
değil mi ki sükutun dili yoktur yalnızlıkta
o zaman döner kabuklar yaprak yaprak şiir ağacına
Sütdili
ama anneler, anneler süte su karıştırmışsa
artık çocukları güneş gibi şairler emzirmeli
ve kadınlar bir bir azıtıyorsa yaz geceleri
Kızkulesindeki denizkızı
bu limana uzaklardan selam veren bir çok gemi geçti de buralardan
bu yakınlardan senden ırak yıllar hiç geçmedi, hiç geçmeyecek sanki
İhsan Deniz
denizin dudağında bir parça kan
denizin tadını kaçıran
öpmüş gibiydi
mavi gözlü bir kadını yanağından
Bir İbrahim tüten söyleminden
Ey Hâlim! Şimdi n’ola benim halim. Ey “ Ya Hâlim! Ya Hâlim! diye zikreden hafız. Şimdi kim hıfzede beni bu ateşten… Ve ey ateşi şiir bahçesi eyleyen İbrahim. Şimdi beni kim ata ateşlere…
Yağmura yağan yaprak
yağmuru işlemeye çalışırdım ben
çocuklara şemsiye olsun diye kreş yerine
zaten şiirlerim de bir muskadır yaprak yaprak
takılmış çocukların yakalarına
yaka silkmesin artık benden dünya
Çiçek çiçek Yusuf
şimdi bir çiçeğe eklendi tenim
öptü de beni şiirler oramdan buramdan
artık ben
bir bahçe kadar engin
bir uyku kadar derin






