Oruç, Sezai Karakoç’un ifade ettiği anlamda ‘başka bir dünyanın meşalesi’ gibidir. Önümüzü aydınlatır, ufkumuzu genişletir, bize yeni bir ruh katar, bizi zengin kılar, kötü eyleme karşı bir kalkandır adeta. Sezai Karakoç, çocuklukta oruçluyken üç duyguyu yaşadığımızdan söz eder: Kutsal korku, kutsal sevgi, kutsal heyecan.
Yazar Arşivi
Sana susmanın silah olduğunu öğreteceğim
Bak ne diyorum nehirler durulmadan kapılar kapanmadan
Düğümünü çözelim bu akıntının,sen önden yürü,birazdan geleceğim
Birazdan yağmura cevap vereceğim beynimin kıvrantısından çağıltısından
Bu her gün yağmalanan hayat atına eğer vuracağım elbet birazdan
Zırhlanıp böylece ben,eter kokan hastalar arasından geçerek
Susarak baktığım dünyanın çehresine
İşaret vereceğim,kanım sarhoş olacak
Şiir ve sorumluluk
“Şairi olmayan millet yok demektir. Şairlerini görmeyen millet, kendini görmüyor, şairlerini yaşamayan millet, yaşamıyor demektir.”
İnsanın hakikati arayışı olarak sanat
Sanatın gerçeküstü dünyasının ucu olmayan bucağı gözükmeyen uzamında Öz/ü/gürlüğünün olacağı gerçeği ise genel akışa kendini kaptırıp sürü olmayı peşinen kabullenmiş yığınlarca insan tarafından gözardı edilecekti. Birkaç sivil beynin çabalarıyla modern sanat böylelikle elit bir zümrenin uğraşı olacaktı,