Acıkmış yeryüzünün sessiz kadınları Şiiri emzirdikleri doğurgan gecelere. Hantal,kemiksiz sevgililerine Ütopyalarının beşiğinde sallanan Hafızasız haritalar bırakarak Acıkmış,yerlerine sinemeyen kadınlar Kimliklerini yıkayarak kıskanç avuçlarının Devinimlerinde,yıkanarak Bencilliklerinin demir levhasında Acıkmış,sözü doğuran kadınlar Kalın çizgili çerçevelerin bunak kokusuna Becerileri taşarken nehirlere İçlerinde tütsü gibi yanardı uyuşuk sular Hasta olmayı öğrendiler,bakmayı bir de Bakımsız hayallerinin zenginliğine Yine de deneyerek... (Okumaya devam edin)
biçimsiz adamlar yaktın,huysuz çok kahkahalı gölgelerden tam da bu anda uygunsuz karartılar müzikle uğuldayan kısık ateş ölü kelimeler sarkıyor saçlarından kes de kan sıçramasın babasızlığından. ... (Okumaya devam edin)
Ben yazarak büyümek, içimdekilerden kurtulmak istiyorum. Limiti aştım galiba, her şey hata veriyor. Ne kadar çekilebilir bilmiyorum. Bu odada her kes baş aşağı duruyor. Bunlar benim hatalarım mı? Uçurumun kenarında bir Narkissos efsanesi gibi duruyorum, kurtulmak istiyorum. Kararmak değil, yok olmak... (Okumaya devam edin)
Bu savaş onların değil Kutsal kelimelerle doluyken Sokaklarının avazı çalan renkleri Ziyanla doldurmuş boynunu,sultanın çocukları... (Okumaya devam edin)
Çürümüş hayasızlığın kuyularından Tekrarlamak için çağların arsızlığını Savunmak, avunmak için toplanıyor Aristokrasinin geviş getiren sefilleri.... (Okumaya devam edin)
“Birbirine inanılmaz sağlam dostluk bağlarıyla bağlanan iki arkadaş fikrini öne çıkarttığım takdirde izleyicinin bu öyküyle daha kolay bağlantı kuracağını düşündüm. Bu öykünün kaynağında Irving ile Suskind arasındaki sağlam dostluk bağları vardır” diyor senarist Wheeler…... (Okumaya devam edin)
Ölümcül salgının yayıldığı bu topraklar onlar için dönüm noktası olacaktır. Birbirlerini keşfedecekler, duygusal tuzakların kapanından kurtulmayı öğreneceklerdir. Aptallıkları, gururları ile yüzleşip, bağışlamayı, şefkati, sadakati tanımlayıp, tanıyacaklardır.... (Okumaya devam edin)
hıçkırır; oltanın genleri denizi tamamlayan gözlerin, pazarlara gerdan dilsiz pullara.... (Okumaya devam edin)
zakkumlar eriyordu içinde kızgın, kırmızı... dört gün titredin bu müziğin yatağında... (Okumaya devam edin)
gülüşünü bırakıyor; aşk tuğlanın rengine,gerdanın serinliğine serçeyle havalanıyor duvar...... (Okumaya devam edin)