Koşuşturma, koşma değildir artık İstanbul’da. Gidiş geliş, bir bakıma yokoluşa doğru hızla yol alış gibi olmuştur. Yittiğini hissedersin… Her güne bir not düşsen, hayatın dolu geçtiğini sanıp sevinirsin. Ara sıra sunulan coşkuya eşlik, belki yokoluşu anlık unutmakla eşdeğerdir.
Yazar Arşivi
Beni kim tanımaz
Bak dün idi selam almayan bir beni İsrail
Bak dün o Rus idi bugün beni İsrail
Yine eski yerlerimden gözün ısırıyor beni
İsrail!
Siyasî
Paris’te gezerken Martin,
Gökyüzü ne kadar maviyse
O kadar zor olacaktı toparlanmak
Prag ve Bağdat’ta bile.
Seni
Hınç duyarak, kin tutarak, atlara yol tutarak
Tutunduğum yamaçlarından yürürken,
Seni güzelce seviyorum.
İşte bak sözlerim: Yine seni seviyorum!
Kan
Şiiri var akan, sanki ormanlardan gelirim.
Hızlı öpüşleri bilirim, öfkeyi miras bırakan.
Kanı var onun, kışları yılkı söken yakışları var,
Muazzam gelişleri var, yaza çıkacak at bakan.
Gönül
Sade bildim gönlümü
O neden bile deme
Onda kalbim ve aklım
Değil
Rüzgâr dindi.
Silkinin tozunuzu
Artık sizi çemberine alacak
bir gönlün taşrasına bile uzak
Milan’a mektup
Kunduram eskise de artık Milan
kapanmıyor o yaralar
yeterli mi değilim bilerek
Yavaşlık olabilir belki aradığım
Ama bu da bana yetmeyecek.2
Konya’da zaman
Ezanlar pek yahşî
Caddeler Şeyh Ulemâ
Bir de Mâverâm olmasa
Günler nasıl geçecek ?