You are browsing the archive for .

Kani Çınar tarafından

Vefa namlı bir emanet

Ekim 26, 2009 Deneme

Hasan Erkan şahsında bütün dostlara…”

Dost akşamlarla selamlıyorum seni…
Seni taze bir kar olarak basıyorum bağrıma.

Kardeşim.

Kardeşim dedikçe bütün kardeşlerim geliyorsa kafile kafile düş ve hakikat, üst ve alt, içeri ve dışarı, doğu ve batı eksenine, bu, senin marifetindir; böyle biline. Böyle bilinsin ki senle daha özgür bir dünyaya gül suyundan harç sunan sevda berkitilmiş sineler yaşayıp da dile getirilemeyen susulup da gözde sımsıkı tutulan sırların ifşasını anarak goncaya selam, yağmura dua diye bakmaktadır… Bu girdinin devamını oku →

Kani Çınar tarafından

Yakışıksız kaldım sesler arasında

Aralık 17, 2006 Şiir

Şafağa düştü yağmur
Enflasyon düştü, bombalar düştü, gonca güle düştü
İflah olmaz demlerdi yedi iklim seni düşledim
Bakış hızında geldi mevsimler
Hasret rahlesindeydim
Susuşlar geldi
İsyanlar sevdalarla olsun
Gelmedin yakışıksız kaldım sesler arasında

Sevda renkli çocukluğumun
Perdelerine mıh vurdum matem ördüm
Acı bombalar patlattım hüzün sokaklarında
Elim dizimde kaldı bakışım esir dilimde
- Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler -
Bir gül yaprağı tadında tebessümle
Esmedi, delip geçmedi rüzgar
Geçmedin yakışıksız kaldım sesler arasında

Annem rahmet sofrasında ta yücesinde
Ben Bağdat’ta fiyakalı bir çocuk korkusu
Korkunun bittiği yerde serince mağlubiyet
Yeryüzü coğrafyasından kaçış ne mümkün heyhat
Bana sığınılacak bir akşam olmadı
Ali yoktu elimden tutanım yoktu
Yoktun yakışıksız kaldım sesler arasında

Şafağa gözyaşı düştü ve lakin
Bana hiç yakışmayan bir düştü
Elhan-ı Şitanın olduğu bir gece
Naftalinli derin uykularla sarmaş dolaş kömür karası
Aşkın acemi basamağında çakılıp kalanlarla
Hüzzam şarkının peşine düşmek
İşte yüzüstü düştüm iğdeler artık kokmuyor
Yeter sanırım bu utanç bana
Git ve topla eteklerini efkarımdan
Genzimi yakan bir mazi geçiyor
Sen yoksun diye nümayiş var

Yakışıksız kaldım sesler arasında
Geç ve git Leylanın olduğu yere
Sessiz oturmalar dersim var