Düşünceler soğuk ve ağrılı geçiyor Ense kökümden sırtıma zıpkın gibi Rükuda sürekli Animasyon sahneleri doğrultuyor belimi İç çekişlerim kalıyor yerinde... (Okumaya devam edin)
burası için mi sızlandın o kadar yeşil beyaz bir kapsüle sıkışmış kof bir bilincin içinde kıvranmak seni biçen kimilerine göre doğuran “daha iyi” “daha iyi” tezahüratları arasında serotonin palavrasına bulanarak inanarak hatta iyi kulaç atardın sen su, çamur çamur tercihindi hız alan yerlerinde izleri kalırdı en azından biliyordun diyorum ikinci tekil şahıs yapıyorum... (Okumaya devam edin)
Kaba dediler Yontup verdiğim sözler yetmedi belli ki Gülmek yerinde bir davranış değil, ağlamak da Şiir okuyan kadın mı daha kadın, yazan mı Nazlı kızlar kalmadı diyorduk Hepsi işveli hepsi dünden hazır Annelikten hiç bahsetmeyelim... (Okumaya devam edin)
Karşılık ver, söv, engel yok Savaşsa savaş Göze göz, dişe diş Ölümse ölüm Dönüş yok.... (Okumaya devam edin)
Omzuma dokundu gül Kırmızıydı rengi Mahrem tutmamış ellerim ve dizlerim titriyordu... (Okumaya devam edin)
Balatları okuyacak koca adam Yıkıldın olduğu yerde Kuruttu ateşin çamurları Ama nafile... (Okumaya devam edin)
Biliyorum Sürüye sürüye bulduracak manasını Temizleyecek anızdan bedenimi Kırlara taşacak... (Okumaya devam edin)
dağ arkası, iki konak ötesi bendeki iki ardıç, iki salkım üç beş adım kararlı.... (Okumaya devam edin)
Gülün nazına göz dikenler Bin vurur Susmaz ağıt... (Okumaya devam edin)
Zafere seza ritmiyle Çiziyor encamını derinden Ele verecek Vehminde kurtuluş.... (Okumaya devam edin)