Hüseyin Cahid Doğan
Biyografi yerine: “Şunu da yaz bedeli olsun / Sabırla titreyerek öyle yalın / Ve kimsesiz olmadan oturacağız / Kıyısında ayrılığın”
By Hüseyin Cahid Doğan on 21 Nisan 2008
ben şimdi gidiyorum fotoğrafımı çekme sakın
arada sırada gidebilmelidir insan ansızın
ve bu yansımak zorunda değildir başka şeylere
çünkü fotojenisi olmayan bir eylemdir gitmek
Kategori: Şiir | Anahtar: Kelebek, Mavi, Simurg |
By Hüseyin Cahid Doğan on 24 Mart 2008
kafir değilim
sigarayı bırakabilirim
şiiri bırakabilirim
o kaldırım kalbim kadar soğuk
Kategori: Şiir | Anahtar: Live in America, Madam Butterfly, Serseri, Yahudi Soykırımı |
By Hüseyin Cahid Doğan on 12 Mart 2008
biliyorum
artık bir yamadan
daha fazlası gerek
bu göksel yaraya;
bir kırlangıç; mesela
Kategori: Şiir | Anahtar: Karınca, Kırlangıç, Miraç |
By Hüseyin Cahid Doğan on 04 Mart 2008
hadi sevin
bu son yenilgindir kalbim
başını yere saplayıp son çıkışın buralardan
Kategori: Şiir | Anahtar: Cezm, Rölans, Sükûn, Sükût |
By Hüseyin Cahid Doğan on 03 Mart 2008
Kirlenmiş, tedirgin bir Medellin akşamıydı. Julian çürük, topaz renkli komodinin, aşağıya düşmüş çekmecesindeki altıpatları eline aldı ve tereddütsüz dayadı şakağına. Radyoda George Dalaras’ın Che Guevera’sı çalıyordu. “En azından ölümüm elit olsun” diye geçirdi içinden. Ardarda beş
Kategori: Hikâye | Anahtar: Bogota, Ernesto Che Guevara, Gabriel Marquez, George Dalaras, Medellin |
By Hüseyin Cahid Doğan on 20 Şubat 2008
Ancak bir dergi editörü, şairinin ya da yazarının; internet sitelerinde de yazarak yıpranmamasını pekala isteyebilir. Zira internet’in çok keskin bir yayın politikası mevcut değil. Hatta isteyen herkes her halikülarda şiirlerini yayımlayacak bir yer bulabilir internette. Bu da dergi editörleri açısından bir sıkıntıdır. Hatta edebiyat açısından da bir sıkıntıdır. Zira dergilerin şair/yazar geliştirme/eğitme gibi bir işlevleri de var ve elbette bir kişi ancak belli bir olgunluk seviyesine ulaştıktan sonra bir dergide görünebilir. Ve yine bir editörün ilk olmayı istemek gibi bir hakkı da olmalı. Bunu da gayet mantıklı buluyorum.
Kategori: 2007 Edebiyat ve İnternet Soruşturması, Soruşturma | Anahtar: E-Edebiyat, İnternet Yayımcılığı |
By Hüseyin Cahid Doğan on 17 Şubat 2008
Park… Bir yudum da ben alıyorum aynı bardaktan. Bardakta dudaklarının izi kalmış mı acaba? Hani o izden… giderek… hani çöktüm işte… bana şimdi… ya bir baldıran ya bir çay… Çayın sıcaklığı damağımı kavlıyor.
Kategori: Hikâye | Anahtar: Abdussamed, Çay, İzmit, Park, Tahterevalli |
By Hüseyin Cahid Doğan on 06 Şubat 2008
azur!
konuş benimle
ip eğiren günün kanı çekilmeden
konuş benimle
Kategori: Şiir | Anahtar: Azur, Kedi, Kelebek, Papillon, Sappho |
By Hüseyin Cahid Doğan on 02 Şubat 2008
Bu son sözüm ağzımdan çıktığı anda beni utandırdı. Çocuğu da. Dudaklarını büzdü, gözleriyle bir “Neden!” bıçağını bana sapladı ve başını yavaşça önüne eğdi. O an içimde çocuğun saçlarını okşamak gibi karşı konulamaz bir istek baş gösterdi. Bu kesinlikle “Neden herkesin beni incitebilmek için bir sebebi oluyor mutlaka?” haliydi.
Kategori: Hikâye | Anahtar: Isparta, İstanbul, Salacak |
By Hüseyin Cahid Doğan on 28 Ocak 2008
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin‘in sonunu, koşullar ele alındığında ‘fazla’ trajik bulmayanlar için Rus Altın Çağı ikinci büyük şairini de, nispeten takribî koşullar altında kurban verdiğinde takvimler 1841 yılında duruyordu. Bununla birlikte Puşkin ile Lermontov’u birbirlerine
Kategori: Biyografi | Anahtar: Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, Mihail Yuryeviç Lermontov, Nikolay Vasilyeviç Gogol |
Son Yorumlar