
Okullarda başarıdan söz edebilmemiz için şahsi çabalar gerekiyor. Yaklaşım bu konuda ÖSS’de kaç soru çıkacak. 40-50 kelimelik bir sözcükle konuşup, hiç yazmadığımız bir ortamdayız. Kimden ne bekleyelim. Ne yazık ki test sistemi öğrencilerin konuşma, seri düşünme ve tahlil yeteneklerini dumura uğratıyor. Yoksa yukarıda verdiğimiz lise iki örneğinde sekiz saatlik bir haftalık eğitimden bahsediyoruz. Bu sürede neler başarılmaz ki. Kim eğitim verecek ki? Temel eserleri tahlilci bir gözle üç beş defa okumamış, sorduğunuzda size yazarının üslubu hakkında üç beş cümle söyleyemeyen, rahatlıkla “okumadım” diyen birçok eğitimciyle yüz yüzeyiz. Onların da çoğu test kültürüyle yetişmiş. Kitap okutma zevkini kazandırmaktan oldukça uzak. Öğrencisiyle cep telefonu markalarıyla iletişim kurabilen edebiyat öğretmenleri bile var. Anlattığı hiçbir türde kendi ürününü okuyamayan, belki de ömründe eline kâğıt kalemi almamış, hasbelkader edebiyat öğretmenleri… Gönlünde olamadığı mesleklerin hüznü… Olaya maaş açısından bakan… Biraz da öğrenci kalitesiyle alakalı bir durum…