Gömlek
Misket bombası gibi, sağa sola saçılıp, anlamsızlığa ve anlamsızlığın anası kargaşaya yatak açmaya fırsat kollayan kelimelerim bir yerlere dağılıp saklanmadan toparlamak gerekirse; yalnızlığı seven biri değilim. Ya da artık değilim.
Canavarlar ağlar mı?
Bunun daha sonraları tek seçeneğim olup kalacağını, çocuk aklımla hiç tahmin edemezdim sanırım. Öyle ya; bir çocuk nasıl bilsin ki; hayatın onu tahta kılıçla yenmenin imkansız olduğu yakışıklı, güzel ve cazip canavarlarla karşılaştıracağını…
Bir ihtiyarın kaleminden
eskisi kadar çok da gülmeyeceğim artık ve çabucak ağlamayacağım..! gidiyorum,bir daha geri gelmeyeceğim!
Aydınlık yakın
Dünyanın boş debdebesinde,hayatın kulak yırtan çığlıklarında,yaşamın gri kaosunda huzur için yasin suresinin sessizliğine sığınmak… “Çıkmazlardayım” sandığınız dem, inşirah suresi neşesinde gülümsemek…
Meneviş
Fatihin kadar asil bir at,
Surların önünde geçmişi özler.
Ağyardan gelir de kamçı ve tokat
At bile acıyı dostuna kişner.
Tınıdaki tuzak
Bu gün, kirliğin sızma yöntemlerindeki çokluktan daha ilginç bir şey varsa, o da, bir tek yöntemle, bir çok kötülük dalının birden aşılanmaya çalışılmasıdır. Altı üstü şarkıdır dediğimiz şey, “ama evlisin, keşke daha önce gelseydin” gibi şarkı sözleriyle, harama bakmayı, ve dahi başkasına ait olana gönül bağlamayı meşrulaştırmaya çalışırken,
Sıla-i rahim
Şimdi bu yaşanmış ve ölmüşlerin arasında
Yaşamdan sızan Azrail pençesi ve insandan damlayan kibir arasında
En çok üşüdüğün Şubat ayında
En çok ağladığım Şubat ayında
Sır
Hasılı, hocalarına mı danıştı, ansiklopediler mi kurcaları söylemedi ama, bizimki, o, günlerdir beynini kemiren gizi çözmüş, anason kokusunun, köpeklerde ve insanlarda uyuşturucu etkisi olmakla beraber, kedilerde çıldırtıcı etkisi olduğunu öğrenmiş.
Nun Masalları
Bunca asır ve bunca farka rağmen birlikte arayalım.kalemleri kıralım. Bir daha tek bir satır yazmayalım.ve sadece arayalım.çünkü hattat, aramanın ve bulmanın yolunu öğreneceğime dair inancım var.






