Sadık rüya
Zamana yayılmış bir Sadık okuyucuydum. Bugünlerde yeni inşa edilen sitesinden takip ediyorum o leziz yazılarını. Kitaplarını raflardan toparlayıp yatağımın bir kenarına koydum. Her gece yatmadan okuyorum birkaç sayfa da olsa. Meraklı bir çocuğun oyuncaklarını dağıtıp içini kurcalaması gibi uğraşıyorum ben de onun öyküleriyle.
Tutarsız martı veya bir nevi türbülasyon
(bu ne çeşit beddua içimin sayın ombudsmanı! zira karıncalaştı beynimin şarapla yıkanası kuytusu. hazır parantezdeyken şarap bahsinde bir lafım var ki şudur:?? elin değmişken kapat şu parantezi)
Kırık zaman eskizleri
sevimsiz şehirler yaşıyorum. sevimsiz ve mecbur. kaldırımlarına alışamadığım yollar yürüyorum. yürüyorum ve bitmiyor şehir. yüzlerine ısınamadığım adamlar görüyorum. damarlarına kan yürümemiş yüzler. gürültülü yalnızlık. toz ve eşya.
Saati şaşıran bir kalbin yanılgıları
haytadır hayat sözümü sundum ve bittim
hayat haytadır gözümü yumdum ve bildim
leşlidir suyu kırçıllı bazı bildim ve yumdum yüreğimi
karıncalanmış bir uzvun sularına






