Hızlı Giden Atın Mucizesi Seyrek Düşer

Hızlı Giden Atın Mucizesi Seyrek Düşer

(Bu satırların ilk muhatabı yazarın kendisidir. Aşağıdaki yazıyı okumaz ya da 10 kişiye dağıtmazsanız başınıza hiçbir şey gelmeyecektir. Ola ki beğenip sağa sola, eşe dosta gönderirseniz başınıza güzel bir şey de gelmeyecektir. Siz yine de bu yazıyı okuduktan sonra anasayfa’ya dönebilir ya da temelli uzaklaşayım derseniz sağ üst köşedeki çarpıdan burayı terk edebilirsiniz.)

Yaprakların Canı

Yaprakların Canı

Yeryüzünü ezmeden yürümeye çalışıyordum. İçimdeki melankoli, kâğıda düşen bir damla mürekkep gibi, az biraz dağılıp, sonra durduğu yerde derinleşiyordu. Ne zaman büyüdüğümün farkına varsam, çocukluğumun anıları, kuru bir ekmeğe toplaşan kuşlar gibi başıma üşüşüp, gagasıyla didik didik ediveriyordu kalbimi.

Beş Haiku

Beş Haiku

erini seven
bir kadının elleri
tarçın kokmalı

İçimdeki Berger ve diğerleri..

İçimdeki Berger ve diğerleri..

Sanat özgündür, bağımsızlığı sever. Herhangi bir organizeyi, planlamayı falan kabul etmez. Doğaçlama üretilir. Genellikle bir ilham ürünüdür. Organize Sanat Bölgesi başlığı da çok saçma görünebilir. Zaten bir ütopyadan bahsediyorum ben de. Düşünsenize; her ilde

Deneme Sürüşleri

Deneme Sürüşleri

Koltuğumun altında Örkeny’nin “Bir Dakikalık Öyküler” isimli kitabıyla rasgele bir berbere giriyorum. Kitabı tezgâha bırakırken, berber: “hocam, öğrenci misiniz?” diye soruyor. O an hoca mıyım, öğrenci miyim diye beni bir telaş alıyor. Berberin bu biçimsiz sorusuna, biçimli bir

Golha

az biraz acıdan kimseye bi’şey olmaz bak ben iyiyim böyle
bir kır çiçeğinin sorumsuzluğu nasıl duruyorsa üstümde
öyle taşırım aşkı düşürmeden;
düşümde!

anla ki;
ateşin hafızası kül eder herşeyi!