Ateşböcekleri ile kanaviçe 5
209 izlenim
balkon ve tabut
Kırılan neyse yağmurlarda; çıt ve ansızın!
Akşamın alacasında sessizce kırılan neyse
Ve saçaklardan inen ve sarnıçlardan süzülen!
Düş artık ey taş, düş ve yarala beni!
Kanımdan güller bitsin bağçede; aman, ne mutluluk!
Terziler elbise diksin kanımdan bin cezbe ile
Kâtipler beni anlatan mektuplar yazsın dört bir yana
Anlayana ne güzeldir ah, kan kokulu o mektuplar!
Çekirdek çıtlatıp çay içsinler döne döne
Enfiye çekip okusunlar hasretle yana yana
Düş artık ey taş, düş ve yarala tenimi!
Hadi gel şu balkona çıkalım seninle ey taş!
Balkondaki kuyuya üzünçlerimizi dökelim
Dökelim dünyaya âit ne varsa gözlerimizde
Dökelim siyah derili ölülerimizi, bembeyaz dişlerimizi
Aaa! Bu tabut da nereden çıktı böyle? diyelim sonra
Gerçekten de durup dururken nereden çıktı bu tabut! diyelim
Çocuklara bakıp da diyelim bunu, İstanbul’u unutalım
Çeşmeleri, karpuz sergilerini, okul çıkışlarını hep unutalım
Kanaviçe işleyip yağmuru bekleyelim bulutların kanadında
Ya da Sirkeci’de birdenbire tramvaydan inip martılara simit atalım
Sen en iyisi düş artık buradan ey taş!
Düş ve yarala tinimi!
Bir Nokta, Şubat- 2008





Yorum Ekleyin
Yorumlar Gravatar desteklidir. Gravatar kullanın.