Asla Türk Dili ve Edebiyatı okuyamayacak olanın baladı
130 izlenim
-all those moments lost will be in time; like tears in rain. time to die ulan time to die bağırırken android kralı-
ama
ne yazık ki
ormanları yakarak yağmurca zehirlenen
tüm lanet barbarları
ve lanet çığlıklarını
topladın mı?
şarkı söyledik, mehtaptı
şarkı söylediler; atatürk, laiklik felan
ama, ne yazık ki
şarkı söyledik işte bu da tanrımız
acıkınca yemeyeceğimiz
hiç kızmayacağımız, küfretmeyeceğimiz tanrımız
şarkı söylediler; çağdaşlık, aydınlık felan
övünçsüz ve onursuz, pencere nedir kisiz
kuşlar cıvıldaşıyorsuz, bahar gelmişsiz
şarkı söylediler; gericiler, örümcekler felan
hepten çirkinleşecekler böylece
hiç ihtişamsız, hep alelade
en çok şarap içecekler tepebaşı rotary kulübünde
en çok kan içecekler işte hergele meydanında
en çok böğürecekler, tanrılarını yalayacaklar
tüm lanet barbarları ve lanet çığlıklarını
hesapladın mı?
ve
tabii ki
inanıyorsan, boru değil, hırpalanacaksın
mathilda jopun acısını keşfedecek
sitare ıslak battaniyenin morluğu aldığını öğrenecek
stranger başını açacak harp hiledir diye
ve, tabii ki
ille de şarkı söyleyeceksen
gırtlağına acımayacaksın, sesinin detoneliğine
yüzlerine son of a bitch’lerin, son of a bitch
kirli ağızlarına ve cenabet kadınlarına ve apoletlerine
son of a bitch
et tekrarü ahsen velev kane yüz seksen
son of a bitch
hiçbir dert eksik değil
enjektöre sızan kan, tedirgin, tahammül
hiçbir su kanılır değil
hiçbir yaşamak beleş değil
hiçbir gül kanatmaz değil
hiçbir grev waldosuz değil
hiçbir grev kırıcılar henrysiz değil
hiçbir şey hiçbir şey değil
derken
taifin taşları biter
bismillah… ve yalnız değiliz.





final “aradan” sonra “dönüşün” gibi muhteşem olmuş:
“derken
taifin taşları biter
bismillah… ve yalnız değiliz.”
eyvallah…
Eyvallah Üstâd’ım…
şiir eleştirisi yapabilmenin zor olduğunu söylerken, özellikle beğenilen bir şiiri takdir edecek şeyler yazmanın yaratıcılığı kamçıladığından bahs eder Cemal Süreyya. O sebeple bir şiir eleştirisi öyle aceleye getirilecek bir şey değildir; eleştiri hem şiirin sahibine hem de kaarinin kendisine açılan iki kapılı bir avludur, oradan yalnızca şiir terbiyesi alanlar geçmelidir belki de. şiiri gündelik hay huyun içerisinde bir süs aracı olarak değil, var oluşunuzla alakalandırılmış hayati bir unsur olarak kabul ettiğinizi düşünüyorum. (ben hep düşünürüm ama hiç emin olamam)
Heidegger, Hölderlin için yazdığı bir yazıda, ‘bütün uğraşların en masumdur şiir’ der, çünkü bu büyük filozofa göre şiirin ne bir faydası vardır, ne de zararı. Belki klasik dünyaya yaslanarak alman romantizmiyle ateşini söndürmeye çalışan Hölderlin için bu geçerli olabilir; ama bizim coğrafyamızda şiir -her ne kadar son zamanlarda çok seviyesizce temayüz etse de- başlıbaşına bir cephedir, ifade biçimidir. Ve bu ifade biçimi ile safını belirleyenlerin en değerli sancağı mesabesindedir şiir. Siz -bir anlamda halvet der encümen diyerek- kirlenmeden savaşın kazanılmayacağını düşünen ve savunanlardansınız anladığım kadarıyla. şiiriniz küçük iskender’in yaramaz anarşizmi, ismet özel’in asaleti kendinden menkul akıncılığı ve cahit zarifoğlu’nun mütevazi ve mütereddit imanından müteşekkil bir libası giyinip arzı endam ediyor.. ve ne de güzel ediyor.
şiirde -sınanmamış dostluğunu ve beğenisini teşhir etmek için de olsa- bir güzel dize arayıp ona tutunmak isteyenler bilsin ki şiir işçisinin yolu öyle beylik cümlelere çıktığında yanlış yerde demektir. oysa şiir yeri geldiğinde yanlış yerde olanların yüzüne vurulacak tokat olabilme sertliğini taşımaktadır içinde.
son olarak ‘Gesang ist dasein’ der Rilke, ‘şarkı var olmaktır’. Hani edip cansever’in deyimiyle ‘onlar o hiçbirşeyden yapılmamış adamlar, üşümüş yorgun ve bütün gün adres soranlar’ın şarkıları onları var kılamayacak belli ama sizin şarkınız öyle değil.
küçük İskender’i (’Küçük’ olduğu için mi küçük yazılıyor? Zekice…) okumadım, doğallıkla sanatı hakkında malumata sahip değilim. Ancak sakıt mısralarımım başına gelebilecek en iyi şeyin; hem Zarifoğlu’nu, hem de Özel’i çağrıştırması olduğunu biliyorum. Teşekkür ederim.
Bu güne değin şiirin en çok Friedrich Hölderlin’e zarar verdiğini düşünüyordum (Hölderlin en çok şair olduğu için delidir, gibi), yanılmışım.
Başlıbaşına bir yazı değerinde olan yorumunuzun, bu fakiri ziyadesiyle faydalandırdığını da ifade etmek isterim.