Ankebut
sonra sızın artar büyürsün lambalarda
kerbela vakitlerde lebbeyk tutuşan meşellere
memnu meyveleri tatmışız yanıyor bulutun ağzı
duvarın tozlarını yiye yiye iniyor örümcek
latif ağları dar kapılarda talan edilmiş
o sebepten leylde alacalı kıvrak-kızgın
seherde naçar iltica badanalı kolon ağızlarına
yavrusunu çalmış bu hain süpürge, çıkıyor örümcek
‘iyisiniz efendim, bakınız kaç gündür terlemiyorsunuz
’inhidam olsa da güçlü kulaklarıyla duyuyor örümcek
utilitatis ratio: insanoğlu pervasız bozuyor yuvasını
infirat kalmış boşluğun cenderesini örüyor örümcek
‘çok meşum bir böcek alıver şunu duvardan’
hadi ölebilirsin, bir darbe bir darbe daha
ince tenin çatlıyor sarı bir sıvı şimdi
mahfi tutkuları muallak gözlerinde ölüyor örümcek
zemheri kovalarken görüyorsun işte sonyazı
şatafatlı burjuva teşrifatı sol elle tutunuz çatalı
korkulu duvar diplerinde kalıntıları solurken havayı
yeniden dirilmek için yaşıyor örümcek
büyümede estetik olsaydı
kırılmazdı tüylerinin ucu böyle
haksız mıyım örümcek?










7:39 am | Haziran 21, 2005
kıymetli şeyler yazıyor hüseyin. geçenlerde dolabımdaki dosyaları istiflerken eski nüshalar çıktı bi dosyadan.. hüseyinle ilgili kabarık bi dosya.. neler neler var içinde.. şiirler.. hikayeler.. serbest yazılar. radyofonik tarzı yazılmış oyunlar.. hud ve sünbülenin hikayeleri.. filistin yazıtları.. gelinlik bir kızın çeyiz sandığından çıkan işlemeler;el oyaları gibi değerli şeyler var dosyada.. toprak altında değerli bir gömü bunlar.. yüreğine sağlık. mahrum bırakma bizi yazdıklarından..
7:40 am | Haziran 22, 2005
Estağfurullah…
Hem kalp kalbe karşıdır. Bil muhabbet.
7:40 am | Haziran 23, 2005
“büyümede estetik olsaydı
kırılmazdı tüylerinin ucu böyle”
di mi?