Ankara Ankara susuz Ankara
Yahya Kemal’in meşhur bir anısı vardır. Büyük şair İstanbul’u çok severmiş, yolu bir gün Ankara’ya düşmüş. Sormuşlar: Üstad Ankara’nın neyini seversin, diye. İstanbul’a dönüşünü, demiş.
Şüphesiz İstanbul, görenleri kendisine âşık eden bir şehirdir. Yaşanacak bir şehir midir yoksa sadece gezilecek bir kent midir tartışması yumurta-tavuk meselesini andırır.
Ama konumuz, Ankara.
Geçen seneye kadar hiç görmemiştim Başkenti. Bir şehri kartpostallarla ve yol üstü geçmelerle tanımak çok zor tabiî ki.
Aklımda hep o klişe sözler:
Ankara’nın yüzü soğuk, betondandır gövdesi. Bir memur kentidir ve bürokrasinin ciddi yüzü bu şehrin her taşına sinmiştir. Deniz gören bir şehirde yaşayan insanlar için Ankara, kafesten bir kenttir. Altından imal edilmiş olsa bile bülbülün ah ettiği, gümüşten bir vatan hasretidir.
Sonra aklımda o klişe sözleri kırıp, dağıtan Ankara anıları.
Çendan bir kenti sevdiren şey taşı, toprağı değil bağrında yaşattığı eş ve dostlarıdır.
Ankara’ya ilk gidişimde yanıma, onla ilgili duyduğum önyargıları da almıştım. Bir güzel katlayıp bavuluma yerleştirdim Ankara ile ilgili veciz klişeleri.
Sevmiştim Ankara’yı. Hem de Aralık soğuğunda. Karın altında kalmış bu dev kentte, damardan akan bir kan hareketliliği vardı. Belki de içindekiler oldu bana bu kenti sevdiren. Birkaç güler yüz, samimi dostluklar.
Sonra bir gün, birden soğudum Ankara’dan. Dostluklar bâki kaldı ama Ankara düştü gözümden.
Ankara soğudu, soğumasını hiç beklemediğim kalplerle birlikte.
En son bu kente ayaküstü uğradım. Ilık bir yaz başı, sıcak bir ilkbahar sonuydu. Kardeşim ve Dostum Abdullah’la birlikte, otogarında bir çay içip başka kentler görmeye gittim. Ankara’yı Allah’a emanet ettim.
Ankara’nın sevilecek yönü kalmamıştı. Susuzluktan kırılan bir kent: Modern bir Afrika!
İnsanlar çölde de susuz, Ankara’da da..
Kuruyan bir kalp Ankara’da da yalnız, Afrika’da da..










2:10 pm | Ekim 20, 2007
şâirin o sözünü ben de severim.
“istanbula dönüşüdür en güzel yanı ankaranın”
ankarayı görmedim;
niçin sevilmez bilmiyorum ama,bunca şair sevmediğine göre vardır bir hikmeti diyorum sevgili efgan
2:11 pm | Ekim 20, 2007
bende istanbulu hiç görmedim..
ama eminim görsem ankaraya dönesim gelmezdi..
Ankara sevilmiyordur şairler tarafından çünkü bi şaire ilham verecek bi yanı yoktur buranın..
Oturup sonradan yapma şelalerine göletlerine üst geçitlerine mi bakıp ilham alsın şair..
ama ankaradan ilham alan bi şair de vardır meseşa Yavuz Bülent BakiLer -Cebeci istasyonu şiiri..
Belkide aşık olmak yetiyor bir şaire mekan çokta mühim değil:)