Altın çağda bir tatar

Tavsiye Et Yazdır 488 izlenim
Altın çağda bir tatar

Rus Altın Çağı’nın belki de en önemli dezavantajı, bir çağı altın kılmaya yetecek deha sayısının bir parça üzerine çıkmış olmasıdır. Nispeten Alman Deha Çağı‘nda (Sturm und Drang) olduğu gibi Rus Altın Çağı’nda da niteliksel zirvenin yanında bir de niceliksel yoğunluğun olması bazı isimlerin ister istemez geri plânda kalmalarına neden olmuştur. 1818 yılında bugünkü Ukrayna sınırları içerisinde kalan Orel’de varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Tatar asıllı Ivan Sergeyeviç Turgenyev, belki de bu isimlerin en başında gelenlerden biridir. Turgenyev; Gogol, Dostoyevski ve Tolstoy’un olanca ağırlığını hissettirdikleri bir dönemde edebiyat binasında bir yer işgal etmeye çalışır. Hikâye alanında oldukça yetkin bir isim olan ve Dostoyevski’nin “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” (Dostoyevski burada Gogol’ün, fakir bir memurun bir palto ile ilişkisini anlattığı Palto adlı hikâyesine atıfta bulunuyor) diye nitelediği Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün bariz bir şekilde etkisinde kalır. Bununla beraber bu etki Turgenyev’e ilk sıçrayışını da sağlayacaktır. Gogol’ün ölümü üzerine kaleme aldığı ve hapse düşmesine de neden olan bir makale, Turgenyev’i adından bahsedilir bir yazar haline getirir. Rus Edebiyatındaki radikal eleştiri geleneğinin babası sayılan Vissarion Belinski, Turgenyev’i över nitelikte yazılar kaleme alır. Ancak Turgenyev’in asıl çıkışı kırk dört yaşında iken tamamladığı Babalar ve Oğullar adlı çalışmasıyla olacaktır.

İvan Sergeyeviç Turgenyev
İvan Sergeyeviç Turgenyev
Bu çalışmasıyla, on dokuzuncu yüzyılın başlarından itibaren baş döndürücü bir gelişim skalası üzerinde dönmeye başlayan yeryüzünün kuşaklar arasına açtığı fikrî uçurumları herkesten daha önce görmüş ve edebiyatın bu her daim işlevsel olan konusunu, Hiççilik ile beraber işleyen ilk kişi olmuştur. Fakat bu öngörü Turgenyev’e kemniyet ve keyfiyet arasındaki farkın bazen ne denli derin olabileceğini de öğretmiştir. Zira yazar Babalar ve Oğullar’da dönem Rusya’sı için fazlasıyla nazik bir siyasî oluşum olan Nihilizm’i (Nietzsche’nin Hiççiliği) işlemekteydi. Eleştiriler ve tehditler üzerine yağmur gibi yağmaya başladı. Roman sıfırdan sonsuza kadar bir rahatsızlık dalgası oluşturmuştu. Dosyoyevski ile aralarındaki borç alıp verme hukukundan mıdır bilinmez, Dostoyevski Turgenyev’i, Turgenyev’in Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sının Marquis de Sade’den ‘intihal’ olduğunu iddia edene kadar (Genelgeçer iddiaya göre Dostoyevski, Suç ve Ceza’yı Puşkin’in Maça Kızı’ndan çıkarmıştır.) kararlılıkla savundu. Turgenyev, Dostoyevski’nin bu tavrını “Yevgeni Bazarov’u Dostoyevski’den daha fazla anlayan olmamıştır” cümlesiyle özetler. Aynı dönemde Turgenyev, diğer büyük yazar Tolstoy’la da bir davet sırasında sert bir şekilde tartışır. İkili arasındaki sert tartışma ve hakarete varan cümleler mektuplarla devam eder. Bu tartışma o denli büyür ki, Tolstoy Turgenyev’i düelloya davet eder. Turgenyev, tıpkı Bazarov’a yaptırdığı gibi, Tolstoy’un düello teklifini kabul eder. Ancak bu gerçekleşmez. Turgenyev’in Rusya ağacında tutunmaya çabalarken tuttuğu dallar teker teker elinde kalmakta ve çevresindeki öfkeli halka gittikçe aleyhine daralmaktadır. Yazar çareyi Rusya’nın dışına çıkmakla bulur. Ara ara Rusya’ya dönmesine rağmen, geri kalan hayatının önemli bir bölümünü yurt dışında geçirmiş ve altmış beş yaşında iken Paris’te son nefesini vermiştir. Ölümüne yakın bir zamanda Tolstoy ile aralarındaki buzlar bir parça erimiş ve ikili birbirlerinden af dilemişlerdir. Bunun yanında, Tolstoy’un Turgenyev’in ölümünden sonra kaleme aldığı ve onu yere göğe sığdıramadığı yazısı sansüre takılmış, cenaze töreninde yapılacak olan konuşmalarının olası etkilerinden çekinilerek Turgenyev için cenaze töreni düzenlenmemiştir.

İvan Sergeyeviç Turgenyev
İvan Sergeyeviç Turgenyev
Altın Çağ içinde roman dili ve ideolojisi bakımından diğerlerinden ayrılan Turgenyev’in eserlerinde kişisel birikim önemli ölçüde rol oynar. Bu birikimin önemli bir bölümünü, sürekli kölelerini aşağılayan ve onları “gaddar bir kırbaçla yöneten” sert mizaçlı annesi, aşağılanan ve bir metadan daha fazla iyi muamele görmeyen kölelerin durumları ile sürekli sarhoş gezen babası oluşturur. Ailesinin toprak sahibi olmasına rağmen Turgenyev, yaşamı boyunca köleliğin şiddetle karşısında durur. Eserlerinde Rusya’daki sınıfsal ayrılıkları sert şekilde eleştirir, bunu yaparken de oldukça ikna edici metotlara başvurur. Turgenyev’in, Ernest Hemingway’i de derinden etkileyen şiirsel ve ağdalı dili o kadar ikna edicidir ki, Çar II. Aleksandr bir ara Turgenyev’in eserlerinin etkisi ile çiftlik sahipleri ile müjikler arasındaki dengesiz ilişkiyi tümden yasaklamayı düşünür. Bununla beraber köleliğin kaldırılmasında Turgenyev’in payının büyük olduğunu iddia etmek de fazla iyimserlik olacaktır. Turgenyev için süregelen cemiyet algısı kabul edilemez bir şeydir ve bu yüzden hiçbir vakit statüsünü korumayı da savunmayı da düşünmez. Tam tersine, konumunu ya da onun konumunda olanları kıyasıya hicveder. Rus entelijansiyası, köklü ve aristokrat aileler, ordu mensupları, kamu görevlileri, kentiler daima Turgenyev’in eleştiri tasnifi içinde bulurlar kendilerini.

Başlangıçta Puşkin’in temelini attığı ve Gogol’ün de geliştirdiği realizmi benimseyen Turgenyev, Belinski’nin de etkisi ile, romantik idealizme kayar. İdealleri uğruna canlarını hiçe sayanlar Turgenyev’in ana kahramanlarıdır. Ülkü önceliği Turgenyev’in olumlu ıralarının karakteristiğidir. Bununla beraber eserlerinde keskin olumsuz ıralara yer vermekten kaçınır yazar. Her karakterin içinde, ne kadar kötü resmedilirse resmedilsin, mutlaka iyi bir taraf bulur. Kaygılar ve kaygıların karşısında yalınkılıç durabilen ümitleri anlatır O. İdealist İnsan ve bozuk sistemdir onun karşıtlıkları. Heyecanlı genç kuşağın karşısına babacan bir tavırla geçip, ben sizi anlıyorum, sizi anlatıyorum der gibidir. Bir direnme amentüsü vaat ediyordur onlara. Arefe’deki özgürlüğüne düşkün Insarov’dur bazen, bazen Arkadi ve Yevgeni’nin suretlerine bürünüp isyan eder kendi kuşağına, kendi kuşağının kendince yoz taraflarına.

İvan Sergeyeviç Turgenyev
İvan Sergeyeviç Turgenyev
Dostoyevski ve Tolstoy ne denli katı bir slav milliyetçisi ise, Turgenyev’de o denli Batı taraftarıdır. Bu durum Turgenyev’in eserlerini, Rusya’da tam tersi bir durum mevcut olsa da, bir parça arkadaşı Flaubert’in de etkisiyle Avrupa’da daha çok tanınır ve okunur kılmıştır. Avrupa görmüş olması Turgenyev’i, siyasal gelişimleri takip etmek ve onları alılmamak açısından diğer yazarlara göre daha avantajlı kılmıştır. Öyle ki, Turgenyev’in öngörüleri sancılı ve şiddetli olsa da teker teker gerçekleşmiştir. Bu yüzdendir ki Yevgeni Bazarov ilk Bolşevik olarak telakki edile gelmiştir. Slav kültürü, batıl Hıristiyan inançları, dogmalar hoyrat bir eleştiri sağanağı altındadır Turgenyev’in eserlerinde.

“Eğer Bazarov sevilmedi ise, amacıma ulaşama- mışımdır. Bazarov’u ne kadar suçluyorlarsa beni de o kadar suçlayabilirler”
Turgenev
Altın Çağda Bir Tatar

Nabokov tarafından on dokuzuncu yüzyılın en iyi romanları arasında gösterilen Babalar ve Oğullar, bir çok açıdan toplumcu ve insancıl bir eserdir. Özgün çözümlemeler ve düşünsel kesafetle yürüyen Babalar ve Oğullar, köleliğin kaldırılmasından hemen sonraki dönemi anlatıyor olmasına karşın, güncelliğini, nesiller arasındaki değişimleri işlemedeki yeteneğinden naşi, yitirmemiştir. Anton Çehov bu etki karşısında dayanamayarak “Tanrım! Babalar ve Oğullar’ın görkemi nedir öyle! Adeta bıçağın kemiğe dayanması gibi bir şey. Bazarov’un hastalığı nasıl da güçlü anlatılmış, kendimi halsiz düşmüş hissettim ve sanki ondan hastalık kapmışım gibi bir duyguya kapıldım. Ya Bazarov’un sonu? Ya ihtiyarcıklar? Kukşina? Nasıl yaptığını şeytan bilir. Tam anlamıyla dahiyane.” der. Çehov’un da imlediği gibi Turgenyev’in Babalar ve Oğullar’ında üzerinde en fazla durulmayı hak eden karakteri Bazarov’dur. Verilmek istenen bütün mesajlar bu karakter üzerinden verilmiştir. Yegane öfke duyulacak kişi Bazarov’dur, bunun yanında yegane acınılacak kişi de odur. Turgenyev’in içinde bulunduğu cemiyeti inkârı, onu yermesi, bütün birikimini yok sayması ve nihayetinde toptan bir cemiyete küsmesi hep Bazarov’da vücut bulmuştur. Turgenyev, Bazarov ile arasındaki paralelliği, “Bazarov benim sevgili çocuğumdur, o iliklerine kadar dürüst ve gerçektir. Asla bir karikatür değildir.” cümleleriyle vurgular. Denilebilir ki; Turgenyev, Bazarov üzerinden Rus halkını ve Rus Edebiyatını sınamıştır. Ve bu sınanma sonunda ne alt tabaka ne de üst tabaka Bazarov’u sevmemiştir. Elbette Bazarov’u sevmeyen bir toplumun Turgenyev’i sevmesi de düşünülemezdi. “Eğer Bazarov sevilmedi ise, amacıma ulaşamamışımdır. Bazarov’u ne kadar suçluyorlarsa beni de o kadar suçlayabilirler” der Turgenyev. Bir bakıma Turgenyev için edebiyat bir araçtır ve bu yüzden eserlerinde eylemden çok eylem plânları yer bulur. Babalar ve Oğullar, sahip olduğu bütün çatışkılarına karşın sadece Bazarov’a bedel ödetmekle iktifa eder. Hatta sadece Bazarov’un vücudu değil, fikirleri de bu bedeli öder.

Turgenyev gerek ideolojisi ve gerekse de edebi dili ile ne Altın Çağa ne de Gümüş Çağa ait olmuş, ikisi arasında sıkışmış, yaşadığı dönemde silik kalmış, sonraki dönemde ise parlamış bir isim olarak kalmıştır. Yazarın Babalar ve Oğullar, Bahar Seli, Avcının Notları, İlk Aşk gibi eserleri, Rus asıllı Nihal Yalaza Taluy tarafından dilimize çevrilmiştir ve cumhura göre çeviriler oldukça yetkindir.

“Ölüm, ürpertici geniş kanadı ile süpürüyor önüne geleni.
Ve son!
Kim ikimizin içinde parlayan kıvılcımı bizden daha iyi anlayabilir?
Yok, biz sadece bakışan bir adam ve bir hayvandan ibaret değiliz.
İkimizin gözlerini birbirine perçinleyen ikimizin eşitliğinin gözleridir.
Aynı hayatı aynı hislerle yaşıyoruz, korku çoğaldıkça birbirimize sokuluyoruz.” (Köpek’ten)

Yazar Hakkında

Hüseyin Cahid Doğan

Hüseyin Cahid Doğan

1980 İzmit doğumlu. İşletme Fakültesi mezunu. Ürünleri; Martı, Genç Adım, Mefkure, Vivo, Toplumsal Asabiyet, Kavsıkuzeh, Renkli Dergi, Ardıç, Serseri, Etika gibi dergilerde yayımlandı. Kocaeli Üniversite'sinde çalışıyor. Elif Bilge ile evli.

4 Yorum alan “Altın çağda bir tatar”

  1. [...] yaşamı boyunca Dostoyevski’nin özgünlüğünü savunması gereken yegane eseri olmuştur. Turgenyev’e göre eser Marquise de Sade’ındır. Bundan maada, bir çok çağdaşına göre ise, Suç ve [...]

  2. [...] toplantıda birbirlerinin üzerlerine yürümeleri) ve Fyodor Mihailoviç Dostoyevski (Örneğin Turgenyev’in Suç ve Ceza’nın aslında Marquis de Sade’nin olduğunu iddia etmesi) ile yaşadığı [...]

  3. [...] oldukça özgün konuları işlemiş, sıradan insanların günlük yaşamlarını anlatmış, Turgenyev, Tolstoy, Dostoyevski gibi ardıllarını derinden etkilemiştir. Öyle ki, Dostoyevski [...]

  4. [...] andırır diyen Puşkin, şüphe götürmez bir kesinlikle Rus Edebiyatının en önemli ismidir. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, Puşkin için ‘O hepimizin babasıdır.’ ifadesini kullanmıştır. Gogol’e göre [...]

Yorum Ekleyin

Yorumlar Gravatar desteklidir. Gravatar kullanın.

Kullanılabilir XHTML parametreleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>