akşamın kolları uzar her yere
ama geç ama erken
ki akşam usul usul kararan bir gölge
günü içine çeken
her şey her şeye katışır
gülde allık, zambakta beyazlık, sarılık, ayrılık …
say ki göçer kuşlardır, kısaaralık
denizin maviliğinde de karalık
ve evin yolunu tutmuştur çoktan
Üsküdar’da çiçek satan çingene kız
doğrusu en çok kurbağalarım sever akşamı
çeker derinliğine derinliğine
ki akşamın o en derin yerinde
doğal senfoni orkestrasının
kulağımda nağmeleri
boğar
en çok seven kurbağalarım, beni



hacı bağlaçlara bayılırım. bağlaç kullanmışsın. hoş olmuş. ki, bayılmasam da gün batar; gün battıkça bayılırım zati…
bu “kısa aralık”ta söylensin şarkın, bütünleşsin zamanın göçer kuş…
ustad gecenin kollarinin uzamasini gunu icine cekmesi ve bu arada yasanan hayat aranilir her omurde