Ah o sihirli kelime
mukaddime
solgun gecenin hüznüdür
delalet yalnızlığıma geride bıraktıkların
külüdür bu bendeki ten
senden bana yadigar
ne hacet
desem ki dönmelisin sevgili
yazık yok bende
çarkı geriye çevirecek ne bilek ne yürek
I.
aşk bir kelimeydi
onu ben büyüttüm içimde
her gece besledim hayalimde kurduğum imgeleminle
yönelip de mabedime
mumlar
tütsüler
bir tutam sihir ektim hayaline
gizil bir güç bendeki
çekip de çıkaran saçlarından toprağı
erisin varoluş hamuru
ekmekler sundum şaraba bulanmış
bulanmış da saçlarına
şarkılar fısıldadım baal’i söyleten
ne çare dindiremedim sızıyan yaramı
II.
şimdi çalsın sazlar
başlasın çeng-i zen
ben artık ölmem
gam yemem açık gitse de gözlerim
bendeki bu rüzgar
çok yürekler titretir
titretir de zenleri
ah o sihirli kelime
ölümsüzlük iksiri
III.
herhangi bir leyla sevebilirim
aştım bendeki aşkın aşkınlığını
ömrümün her arşınına
farklı bir leyla serebilirim
senenin üçyüzaltmışbeş gününe
leylaların ismini verebilirim
leylalardan geçip
mevla mevla dönebilirim
gel gör ki
ah o sihirli kelime
onu ben büyüttüm içimde
yakalayıp da saçlarından
ruhunu üfledim gönlümün en derinine
her gece besleyerek düşlerimde
kilit vurdum benliğime



Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm





3:58 am | Haziran 17, 2006
Bu ne şeref Efendim?
“eve geç kalırsam eğer
dayanamam uykum kaçar
banyoda jileti unutursam eğer
farkına varamadan ayağım kayar” dizelerinden sonra [Hayat'dan bahsediyorum.] sayın Editörüm bir kere daha şeref vermişler mekânımıza. Safa ile…
3:58 am | Haziran 18, 2006
Yine yapacağını yaptın kelimelerle hayallere taş sektirdim yazını okurken…Şimdi dalgaların ezgisi alkışlıyor yazını duyuyor musun?:)
3:59 am | Haziran 18, 2006
O şeref bana ait.