Ağır gelen hal; “tükeniş”
156 izlenim
Bir hastahane odası… Tehlike olmak kendin için, terk ile boynuna asılan yalınlık ve getirisi olan duygulanışlardır azığın.
Dinginliğin mahvının mirası durumunda, varisi olduğu duygulanışların hakkı olduğu düşünüldüğünden getirilmiş biri olmak çokları için belki hayatında aklına bile gelmeyecek düşüncendir. İşte, ruh dinginliğini yitirmiş insanlarla dolu olduğunu düşündüğümüz -sandığımız- böyle bir hastahanedeyim. Birilerinin ricasıyla geldiğim bu yerde yatılı kalmak önceleri aklımda yer etmemişti. Beni rızam dahilinde getiren belki de duruşuma olan inancımdı.
Evet, pek çok delinin içerisinde pekala fark edilebilirdim ve insanların üzerimdeki baskısı bu vesileyle ortadan kalkardı. Bir benim bilmediğim, çoklarının malumu olan hastalığım bakın nasıl zihnimde yer edinmeye başladı.

Rodinin Düşünen Adamı
Kadının anlattıkları buraya geliş sürecini tüm çıplaklığıyla ortaya koydukça , duvarları yıkık bir hane gibi gerçeğimle yüzleştim. Sözlerinden hasta olmadığına dair bir çıkarsamada bulunmak sıradan biri için akla yatkın gelsede , hali yaşayan olarak herşey bana açıktı. Evet ikimizde hastaydık. Ve diğerleri de…. Nasıl olmuştu da böyle düşünmeye başlamıştı zihnim. Beni bu düşüncede mutabık kılanın sürü psikolojisi olup olmadığı ve birçok düşünce zihnimde dolanıyordu. Yaşanılan olaylar , onların mimarları ve tetikleyenler…. Hepsi bu sistemin bir parçasıydı . Korkunç dişlerini göstererek sabit kılınmaya çalışılan mütebessüm duruş aklı çürüten bir olgunun salgı mekanizmasıydı. O afyon çoktan sirayet etmişti zihnime.
Artık insanların yüzündeki yapay gülümseyişleri, samimiyetsizlikleri tanımama rağmen sorgulayamıyordum.





Yorum Ekleyin
Yorumlar Gravatar desteklidir. Gravatar kullanın.