
uzlaşalım karıncayla daha az başak
ve o canavar etimizde çoğalan

aksa da yüreğime sevgi ırmağı
derim
psikopat olsam
adım başı adam vursam

Sabır koydum eleğime;
Kan sürüldü gömleğime!..
Gök ekinler yüreğime;
Serilince bildim Seni!..

ne söylesem
sükuttur bundan sonrası…
zamana zahmet
vefaya bir haller olur sevdiğim…

Ojeli Züleyhalar
Ve kalem biniciler
Derdest edip aşkları
Bir ipe dizdiler

Her şeye batıdan bakma adetimizin müzik üzerindeki hakimiyetini yıllardır dinlemeye doyamadığımız Nusret Fatih Ali Han üzerinden yorumlayan Selçuk KÜPÇÜK’ün, yerinde tespitleriyle nesneden manaya müzik yolculuğu oldukça tatmin edici bir çalışma.

they livin’ it up at the hotel california
what a nice surprise, bring your alibis
mirrors on the ceiling,
the pink champagne on ice

Narçiçeğim, ne yaparsan yap sevgimiz ve inancımızdan kuşku duyma olur mu? Hep yanındayız. Hasretle ve muhabbetle sarılıp öpüyoruz yanaklarından… Sağlıcakla kal emi!..

Gök bile bağırıyor. Sonsuz bir yağmur dalgası altında saçaklardaki tozların feryatlarını işitebiliyorum. Kir, birikir. Öyle bir şey. Saçakta, gözlerimde, Stavridus’un uzamış tırnaklarının arasında, saçlarımda; her yerde. “Bu hayvanın temizliğe bu denli düşkün olması beni ürpertiyor” diyor Stavridus.

Her şey sonlu olduğundan
Her şey sen olduğundan
Suskunluğum
Bu bir susku perdesi