Dizin: Nisan 2008
Listelenen Dizin: 2008 Nisan.
Listelenen Dizin: 2008 Nisan.
Sahibi ve yazı işleri müdürü Salih Güzel. Kuşluk Vakti’nin bir özelliği de her sayıyı farklı bir editörün hazırlıyor olması. Mustafa Oğuz’un editörlüğünde hazırlanan birinci sayıdan sonra, ikinci sayının editörlüğünü M. Said Türkoğlu yapmış. Üçüncü sayının editörü de ikinci sayıda ilan edilmiş: Fatma Zehra
Amerika’nın Kızılderilileri yok etmesi yetmiyormuş gibi (siz ne dersiniz bilemem; ama bu bal gibi bir soykırımdır) bir de genellikle vahşi doğada özgürce yaşayan bu İspanyol kırması Kızılderili atlarının soylarını tüketmeye çalışır. (Son dönem Amerikan sinemasının kendi tarihini yargılayan ya da sorgulayan filmler yaparken bunları açık yüreklilik göstererek sergilemesi takdire şayandır.)
ve kendi sesi
ve bir bebeğin yanık sesi
doğmuş olmanın teselli beşiğinde
yeniden yankılanır
Sorun büyük oranda teolojik bir nitelik ve kurumsallık kazanmış resmî ideoloji bağlılığıyla ilgilidir. Türkiye’de bilinçaltımızda ‘Ermeni dölü’ imgesi uçuşup durur, kimi kurumlar kutsanır, ‘devlet’in yüce şahsiyetine saygı duyulur, bürokrasinin dokunulmazlığı vardır, ama siyasetçilere her türlü laf edilebilir, ‘fikriyatı’nı beğenmediğimiz bazı siyasal gelenek ve örgütlere ise belden aşağı vurulup durulur. Ve bunun adı, ‘muhaliflik’, eleştiri filan olur.
Ümmi bir kadındım öğrendim elif bayı,
Ve ilk kelimem yine bir avaz oldu.
Anladım ömrümce konuşamayacağımı,
Aslında tek tesellim bir divit bir hokka oldu.
Bahçe içim gibi kuytu bir yerdi. Her şeye, herkese kapalı yalnız içime açık bir yerdi. İçimden bahçeye keşke bir geçit yapabilseydim de o karanlık yerden hiç geçmeseydim. Sonradan fark ettim ki bizim bahçemiz “nun” harfine de çok benziyordu. Senin adında da vardı o harften benim adımda
Yüzündeki mavi akıyor
Durgun bir nehir akıyor gibi
Ah! Şuramı parçalıyor
Nehre dağıtıyorum sanki