Eviyle dayım bir tarih
Birlikte yaşadığımız
Sobası hala sıcak
Dayım namazda
Archive for Şubat, 2008
Sonbahar yaprakları
Yunus Nadir Eraslan
Matbu yayınlardan dergiler, edebiyatın damarının attığı yerler olarak bilinseler de şimdilerde bunun böyle olmadığını düşünüyorum. Kimileri parselledikleri alanlarda edebiyatı aracı kılarak söz söyleseler de yaptıkları işin ihata ettikleri alandan öte bir yere varmadığı kanaatindeyim. Dergilerin yayın evi politikaları
Şiir: Yolda
Sessizlik hal oldu
Sır arandım ayrık vadilerde
Yankısı kalbe döndü
Sığdım kendime
Hasan Uygun
Bu sorunun yanıtını aslında MaviMelek’le bir anlamda verdiğimizi düşünüyorum. Geçmişten gelen bir alışkanlıkla, dergicilik denildiğinde birçoğumuz halen kâğıt üzerine basılmış, elimize alabildiğimiz, kitaplıklarımızda saklayabildiğimiz bir nesneyi canlandırıyoruz gözümüzde. Oysa dergicilik, yayıncılık ve edebiyat için bir araçsa, bazı edebiyat oluşumlarının nüvesiyse, bugün internet yeterince olanak sağlıyor bu aracı kullanmaya. İki üç kişinin bir araya gelerek oluşturduğu, bir iki sayılık dergilerdense, her türlü olumsuz fanteziye, kara ütopyaya rağmen internet eserlerimizi paylaşmamız için yeterince iyi bir araç.
Mehmet Fidan
Orijinal dergi daha profesyonel ve bir dergi için büfeye, kitapçıya gitme zahmeti gösteriyor ve para ödediğimiz içinde okuyoruz. İnternette ise alternatif çok. Ekranı kapatmak yeterli. Ama satın alınan dergi evde- ofiste karşınıza çıkıp okunmak için baskı bile uyguluyor diyebilirim.
Sinan Kılınçarslan
şöyle bir baktığımız zaman, zaten edebiyat açısından hayırlı olan bir sanal portalı görmek pek mümkün değil. sanal edebiyat portallarında, şöyle bir gezildiğinde, bunların edebiyata ne gibi etkilerinin olacağını az çok tahmin edebiliriz. koskoca bir hiçtir. bunun yanında internetin sanal olması ve yapay bir çiçek gibi durması beni her zaman biraz uzak tutmuştur bunlardan. internet portallarında var olan edebiyatın, “edebiyat niteliği” ne kadardır tartışılır. ama tartışmayalım sıkıcıdır bu muhabbetler.
Mustafa Oğuz
Durumun çok da değişeceğini sanmıyorum. İnsanların edebiyata sağırlığı devam edecektir. Bir avuç edebiyatçı da kendi dünyasında kendi türküsünü söylemeye devam edecektir. Usta kalemlerin yeni eserlerin yanında yeni isimlerden ilk eserleri de okuyacağızdır. Zaman zaman dönemini tamamlamış isimlerin geri çekildiğini gördük geçmiş yıllarda. Bu sene içinde de yeni çekilmelere tanıklık edebiliriz.
İç eğiltisi
inilti geceyi boğar
bir urgandır ay süngülenmiş çocuklar taşır
al bu sancılı yanımı
al bütün bunları nasıl olsa kadınların seferleri
yuvarlak bir ovaya yayılır
Sadık Yalsızuçanlar
Doğrusunu isterseniz, bendeniz dikkatli bir ‘izleyici’ değilim. Bir telaş, bir koşuşturmaca içinde sürüklenip gittiğimden ayrıca çok değerli şeyleri de ıskalıyorum çoğunlukla. Ama, sizin ‘gökekin’i mesela zaman zaman okuyorum. Kurulduğundan bu yana ciddi bir gelişme kaydettiğini, zenginleştiğini görüyorum.