
eteklerine kapanıyorum
bir ayağı aksıyan bu aşkın
sen, zemheri kesilen bahar
sen,susuz sarnıçların isyanı
azad et beni..!


al yanaklı, ak yaşmaklı yar aşkına
çalınan kaval sesleri gelir kulağıma…

Neyi alıp götürsek, hep bir şey kalır ardımızda;
Ardımızda senin bütün yüzlerin, ardımızda şehrin dumanı
Duman bana kalsın Edip Bey, parklar ve sincaplar da sana!

Çok güzelsiniz gözlerinize bakıp size hayır diyemem
Kuşları alın gidin buradan hiç diyemem
Kuşlar bile sizinle güzel
Saçlarınızı savurduğu zaman rüzgâr güzel

şehre döndüğümüzde
“rüya bitti” _demeye
Âh Kavafis!
“Başka kentler olmayacak” mı?

nasıl bir merhem bu leylak yağmuru
narin dengedeki cılız ses
beyazın yanında buharlaşan
bu kederdeki son renk..