
Beni ey güz, ağlayan bulutlar aşkına!
Beni ey geçip giden günler, kızarmış nâr aşkına!
Ölüm kapımı çalmadan
Beni dünyanın bütün yokuşlarına…

Uyandım ağzımda kan tadıyla…
İstasyondayım. Nasıl geldim, neden geldim, nereye gidecektim bilmiyorum. Saçlarından yılan çıkaran Medusa gibiyim, başımda müthiş bir ağrı var ve saçlarımın, uçları baldıranlı oklar gibi beynime saplandığını hissediyorum. Saçlarım sistematik olarak beynimi zehirliyor; Agripina saçlar. Günlerdir tıraş bıçağı değmemiş sakallarımın dipleri hafifçe kaşınıyor. Peronun ortasındaki gotik tarzlı sütunun kirişle buluştuğu noktaya yakın yerinde [...]

Yakışıksız kaldım sesler arasında
Geç ve git Leylanın olduğu yere
Sessiz oturmalar dersim var

seni anlıyorum anladıklarımı eksilterek
ellerini anlıyorum mesela, buzda kaynamasını
öksüz ah… saçlarının toplatılmış kitap hâlini.

Seninle konuşmak bir nasip işte
Kaderin bir türküsü
Başakların ezgisi, yaprakların hışırtısı
Haşhaş çiçekleriyle konuşmak gibi.

